Benim hayatım komple voleybol ile geçti.Ayrıca piyano da var.Benim hayatım çok karışık.Bir gün ben insanların gözünde şanslı görüneceğim.Ama o şansı kazanmaya çalışırken yaşadığım zorlukları kimse bilemeyecek
Evet, onu kaçırmasanız gerek, dedi sonunda.
Eli otomatikman sahte Hortkuluk üzerine kapandı ama her şeye rağmen, önünde uzandığını gördüğü karanlık ve dolambaçlı yola rağmen; ister bir ayda, ister bir yada on yılda olsun, eninde sonunda mutlaka gerçekleşeceğini bildiği Voldemort’la son karşılaşmasına rağmen, hala Ron ve Hermonie ile keyfini çıkaracak, huzur dolu son altı gün olduğu düşüncesiyle, kalbine sevinç dolduğunu hissetti.
Ama Dumbledore bir anda sustu. Herkes onun dikkatini neyin dağıttığını anlamıştı. Kadehteki ateş yeniden kırmızıya bürünmüştü. İçinden kıvılcımlar fışkırıyordu. Birden havaya uzun bir alev fırladı, ucunda bir parşömen parçası daha vardı. Dumbledore neredeyse otomatikman elini uzatıp parşömeni yakaladı. İleride tutup üzerinde yazılı ada baktı. Dumbledore elindeki kağıt parçasına bakarken, uzun bir duraklama oldu. Salon’daki herkes gözünü ona dikmişti. Derken Dumbledore boğazını temizleyip adı okudu-
“Harry Potter”.
Harry’nin asasını çıkarıp havada çizgiler çekmeye başladı ve ortaya üç ışıyan sözcük çıktı.
“TOM MARVOLDO RIDDLE”
Sonra asayı bir kez daha salladı ve adının harfleri yeni bir düzenle bir araya geldiler.
“ADIM LORD VOLDEMORT”.
‘Bence Harry Potter onu öldürmüş olabilir. Neticede Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen’in büyüsünden sağ kalan tek kişiydi. O büyüden sadece kötü büyücüler kurtulabilir.