Perdeleri çekmemişlerdi, onları küçük oturma odalarında açık seçik gördü, mavi pijamalı küçük siyah saçlı oğlanı eğlendirmek için asasından renkli duman bulutçukları çıkaran uzun boylu, gözlüklü, siyah saçlı adam. Çocuk gülerek dumanı yakalamaya, küçük yumruğuyla tutmaya çalışıyordu...
Bir kapı açıldı, içeri duyamadığı kelimeler söyleyen anne girdi; uzun, koyu kızıl saçı yüzüne dökülüyordu. Şimdi baba çocuğu tuttuğu gibi anneye verdi. Asasını kanepeye attı ve esneyerek gerindi...
İtip açtığı bahçe kapısı biraz gıcırdadı ama James Potter duymadı. Beyaz eli, pelerinin altından asasını çekip evin kapısına doğrulttu, kapı ardına kadar açıldı.
James koşarak hole çıktığında eşiği geçmişti. Kolaydı, çok kolay, asasını bile almamıştı James...
"Lily, Harry'yi al ve git! Bu o! Git! Koş! Ben onu oyalarım –"