“Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir.”
mutlu sonlar.
mutsuz sonlar.
veda müzikleri.
final sahneleri.
kalbime, zihnime, ruhuma dokunmus en ufak bir hikaye varinca yolun sonuna,
sanki kopup gidiyor icimden bir cicek daha.
vedalardan hoslanmiyorum.
bitislerden, gidislerden.
cumle sonundaki o noktalardan hoslanmiyorum. keske sevdigimiz cumlelere hep virgul koyabilsek. keske bazi cumleleri sadece yazmasak da yasasak.
sabah oldu, gram uyumadim. simdi uyuyacagim, uyandigimda gecmis olmasini dileyerek. yeni bir gun, yeni sayfa, yeni cumle.
her gun yeni hikaye.
yasamayi bilirsek.
“Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir.”
- Sözlerimizin hepsi, aklımızın ziyafetinden arda kalan kırıntılardır ancak.
- Düşünce uzayın bir kuşudur, sözcüklerden yapılmış bir kafese konduğunda belki kanatlarını açabilir, ama uçamaz.
- Bir müzisyen her yerde var olan ritimlerle bir şarkı söyleyebilir; ancak ne ritmi yakalayan kulağı, ne de onu yankılayan sesi size sunabilir. Ve semboller ilminde usta biri, size simgesel alanlardan bahseder, ama sizi oralara taşıyamaz. Ve nasıl her biriniz Tanrı'nın bilgisinde özgün bir yere sahipseniz, sizin de Tanrı'yı kavrayışınız ve dünyayı anlayışınız tek başınıza size özel olacaktır.