Dönemine göre incelendiğinde harkulade bir kitap. Mevcut kanunlar ve ilahi adalet karşı karşıya geliyor. İnsanlar suçunun ne olduğu belli değilken darağacına götürülüyor ve klise vs sığınarak ilahi adaletin ellerine teslim olarak kurtulmayı umuyor. Hugo zaten cumhuriyeti savunan biri olduğu için bu tutarsızlıkları çok güzel gözler önüne seriyor. Hikayesine gelince yine 1400 ler için çok orjinal bir hikaye. Biz türk filmlerinde doğum lekesi, bir kıyafet parçası, kokusu gibi şeylerden anaların evlatlarını bulduğunu çok izledik. Hikâyenin burdan kopya edildiğini görüyorum :)) Aşka gelince çıkarları, kıskançlıkları için kimsenin kimseyi gözü görmüyor açıkçası. Gerçek sevgi her devirde tartışma konusu maalesef... Oldukça yoğun her satırı dolu ve akıcı bir kitap ancak ilk 200 sayfa da mimarinin anlatımı ve karakterlerin tanıtılması biraz sıkıcı geçsede çok yönlü bir kitap, özellikle matbaanın icadıyla ilgili korkuların anlatıldığı satırlardan çok etkilendim.