Roman, romana adını veren ve temel olay örgüsünü oluşturan Munise’nin yanı sıra Durmuş ve Eşref’in hikâyelerinden oluşmaktadır. Alper Akçam Munise’nin hayatından yola çıkarak ailesini, köyünü, dönemin siyasi ve sosyal olaylarının panoramasını çizer. Bu bakımdan eser biyografik ve otobiyografik özellikler göstermektedir. Romanda ayrıca folklorik unsur olarak halk hikâyesine ve türkülere de yer vermesi dikkat çeker.
Sartre varoluşçuluğu bir bakıma kendilikle, sorumlulukla açıklar: Varoluşçuluğa göre önce kendi varlığına sonra diğer insanlara sorumludur. Bu sorumlukların farkına varılması ve yerine getirilmesi için bireyin özgür olması gerekir. Gelgelelim gerçekten de varoluş özden önce geliyorsa, insan ne olduğundan sorumludur öyleyse. İşte, varoluşçuluğun ilk işi de her insanı kendi varlığına kavuşturmak, varlığının sorumluluğunu da omzuna yüklemektir. Ne var ki biz, "insan sorumludur" derken, yalnızca "kendinden sorumludur" demek istemiyoruz. "Bütün insanlardan sorumludur" demek istiyoruz. Görülüyor ki iki ayrı anlamı var "öznelcilik" sözcüğünün. Bakıyorum da düşmanlarımız hep bu çifte anlamlılık üzerinde oynayıp duruyorlar. Oysa öznelcilik, bir yandan bireysel öznenin (sujet) kendi kendini seçmesi, öbür yandan da insancıl öznelliği aşmanın kişinin elinde olmaması demektir. Varoluşçuluğun derin anlamı bunlardan ikincisinde gizlidir (Sartre).
Veronika Ölmek İstiyor psikolojik derinlikleri ve karakterlerin içsel mücadelelerini ele alan bir eserdir. Kitap, Veronika adında genç bir kadının hikayesini anlatarak, toplumun dayattığı normlara ve yaşamın anlamına dair sorgulamalarını gözler önüne serer.