Özge Yurdakul

Özge Yurdakul
@OzgeeYurdakul
İnsan Kaynakları/Muhasebe
İzmir
131 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 00:00
Coetzee'ye her okuduğum kitabıyla sanırım daha da bağlanıyorum. Coetzee'nin kitapları aslında konu olarak zor, yazım olarak sade bir yapıya sahip. Cümleleri gayet kısa, anlaşılır ve sizi yormadan ağdasız anlatıyor. Ama konuları öyle konular oluyor ki bu sade anlatımın içinde insanlığın kötülüğünü her seferinde yüzünüze vuruyor. Michael K. doğumda deforme bir yüzle doğmuş ve biraz da 'kıt akıllı' diyebileceğimiz bir karakterdir. Çeşitli işlerde çalışıp hasta annesiyle yaşarken bir iç savaşın başlamasıyla annesinin de isteği üzerine yollara düşüyorlar. 30 yaşına kadar kendince iyi kötü yaşayan Michael K.'nın dünyası bu aşamadan sonra alt üst olmaya başlıyor. Toplanma kamplarıyla, suçlanmalarla, cezalarla karşılaşıyor ama onun tek diyebildiği 'ben savaşta değilim ki'. Herkes savaştayken toprağı ekip biçen, sebze yetiştirmeye çabalayan Michael K. gerçekten bir kıt akıllı mı yoksa savaşa, topluma farklı bir direniş mi gösteriyor. Kitabın 2.bölümünde bir eczacı sözü alıyor ve Michael K.yı en iyi tanımlayanlardan biri oluyor bence. Eczacının Michael K. hakkındaki düşüncesini de alıntı olarak şuraya ekleyim: "Michaels zamanın doğuşundan bu yana kendi âleminde sessiz sedasız bir köşede dururken ansızın yerinden alınıp rastgele elden ele fırlatılan bir taş, bir çakıltaşı gibi. Çevresinde olup bitenlerin pek farkında olmayan, kendi içine ve iç yaşamına kapanmış, sert, küçük bir taş. Tüm bu kurumlardan, kamplardan, hastanelerden ve Allah bilir daha kim bilir nerelerden bir taş gibi geçiyor. Savaşın bağırsaklarından da..."
Edebiyat
Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı DönemJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2018518 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 00:00
Çağımızın genç yazarlarından biri olan Edouard Louis'ten okuduğum ikinci kitap Eddy'nin Sonu oldu. İlk olarak 'Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri' kitabını okumuştum. Son dönemde herkesin çok sevmesine karşın ben pek ısınamamıştım. Ama bu kitapta Louis'i sevdim. Eddy'nin Sonu otobiyografik bir eser.. Bence cesurca davranıp cinsel tercih farklılığını odak alarak hayatını anlatırken yaşadığı toplumun panaromasını çıkarmış. Ailesinin ve kendisinin de içinde bulunduğu toplumun ekonomik zorlukları, toplumun kadına bakışı, eğitim sistemi gibi temel konuları anlatırken bir yandan da oldukça şeffaf davranarak homofobikliği, kolektif baskıyı, eril zorbalığı belki biraz da sert denilebilecek şekilde anlatmış. Bu kadar şeffaf anlatması zaman zaman okumayı biraz zorlaştırabiliyor. Ama birilerinin de bazen biraz cesur ve sert davranması gerekiyor. Ben bu kitabı okurken Annie Ernaux'u da aklıma getirdim. Ernaux da 'Seneler' kitabında hayatını aktarırken tüm toplumun tarihini, yapısını sunmuştu. İki yazarı da okurken hissettiğim ne kadar ilerledik, geliştik desek de insanlık sanki sabit kalıyor, temel inançlarımız ve yapımız değişmiyor. İnsanlık hep olduğu yerde sayıyor.
Edebiyat
Eddy’nin SonuÉdouard Louis · Can Yayınları · 2021906 okunma
6/10
·184 syf.··
2024 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2024 13:38
Mariascım, sana aşığım amma velakin sevemediğim kitapların da oluyor malesef. Yazara bu kitapla başlamamanızı kesinlikle öneririm. Kitap kötü mü değil ama sanki yazan Marias değil. Son 30 40 sayfada Marias'ı gördüm ama başlarda olmadı. Duygusal Adam, Berta Isla, Karasevdalılar, Beyaz Kalp, Yarın Savaşta Beni Düşün gibi müthiş kitaplarının yanında bu kitap da eh biraz nazar boncuğu olsun. Anlatıcı, Madrid'ten Oxford'a iki yıllığına eğitim vermeye geliyor. Bu iki yıl içinde tanımış olduğu arkadaşlarını, aşkını ve yaşadığı olayların kendi üzerinde bıraktığı etkiyi anlatıyor. Her tanıdığının farklı kişiliği, aslında farklı ruhu olduğu için bir aşk hikayesi, dostluk hikayesinden çok tanıdığı ruhların hikayesini anlatıyor diyebilirim. Çevirinin de etkisiyle dediğim gibi sanki Marias'ı okumadım.
Edebiyat
Tüm RuhlarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2020194 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2024 14:59
Son zamanlarda okuduğum en keyifli kitaptı. Tabiki önceki okumalarımda çok sevdiğim yazarlar ve kitaplar var ama bu kitap sanki bir büyüğüm bana hikayeyi anlatıyor gibiydi, samimiydi. Hiç zorlamayan, kafamı yormayan bir anlatımı vardı. Kitaba gelirsek; Leonardo Da Vinci bir kiliseye 'Son Akşam Yemeği' tablosunu yapmaktadır. Ama İsa'ya ihanet eden havari Yahudayı çizerken zorlanıyor, çünkü onun karakterini gerçekten yansıtacak yüz hatlarını gerçek hayatta bir türlü bulamıyor. Başrahip tablonun bitmemesinden şikayetçi ve bunu düke bildirip Leonardo ile konuştuğu gün Leonardo dükün bahçesinde Behaim ile karşılaşıyor. Aslında daha görür görmez onun aradığı kişi olduğunu da anlıyor. Behaim doğudan gelen, ticaretle uğraşan bir insan ve kitap Leonardo ile karşılaşmalarından sonra Behaim'in yaşayacaklarına dönüyor. E gerisini de anlatırsam kitabın heyecanı kalmaz. Çok severek, mutlulukla tavsiye ederim.
Edebiyat
Leonardo'nun Yahuda'sıLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,050 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 00:00
Coetzee'nin anlatımıyla geçtiğimiz aylarda 'Utanç' kitabıyla tanışmıştım. Coetzee insanların yapabileceği kötülükleri, yaşayacağı utançları çat çat yüzümüze vuruyordu. 'Barbarları Beklerken' de yine bize düşündürten, sorgulatan bir kitap olmuş. Hayali bir ülkede, hayali bir imparatorlukta saldırmasından korkulan barbarları engelleme hikayesi diye giriş yapabiliriz. Ayaklanacağı düşünülen barbarları durdurmaktan için impatorluktan bir ordu imparatorluğun en uç bölgesine gönderiliyor. Albay Joll ve emrindekiler baskın engelleme amacıyla bölge insanlarına işkence, eziyet ve her türlü kıyımı yapıyorlar. Tüm bu yaşananları o bölgede görevli Sulh Hakimi'nin anlatımıyla okuyoruz. Kitap boyunca düşündüğüm tek şey asıl barbarların kim olduğuydu. Hangi tarafın kötü olduğuna karar veremiyorsunuz. İmparatorluğun devamı için görevlendiren, işkence ve kıyım yapan ordu mu? Yoksa barbarlardan bekledikleri mi? Barbarlar gerçekten var mı bunu bile bilemiyorsunuz. Çünkü tek söylenen 'Barbarlar geliyor'.
Edebiyat
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20192,057 okunma