Belanızı mı arıyorsunuz sevgili okur? O halde bilinç akışı dediğimiz türde bir kitap okuyun, buyurun lütfen. Buyrun çekinmeyin.
Benim istediğim aslında Yarınki Yüzün Cilt: 1 Ateş ve Mızrak üçlemesini okumaktı dedim ki ondan önce yazarı tanıyabileceğim, diline aşina olabileceğim başka bir kitabıyla başlayayım. Sonra da 1 yıl boyunca bir köşede yarım bekledi. :))
Uzun sürmesi biraz talihsizlik aslında o kadar da okunmaz bir kitap değil, covid ile değişen dünya, ruh hallerimiz vs bakımından değerlendirince benim için biraz yanlış zamanda başlangıç oldu.
Bilinç akışları her zaman zordur ama bazı bilinç akışları daha da zordur. Örneğin bundan önce okuduğum İğne Deliği de bilinç akışı tekniği ile yazılmıştı, buna rağmen o daha kolay okunabilen bir metindi.
Kimseye kesinlikle okuyun diye tavsiye edemem bu kitabı. Sürüm sürüm süründüm bitirebilmek için. Yine de seviyorum zor metinleri ve bunları bitirmenin hazzını. Sancılı ama güzel bir okumaydı.
Nedir bu kadar zorlayan diye düşünenleri kitabı okumaya davet ediyorum. =) Tam kurguya, hikayeye alışıyorsunuz hoopp bambaşka bir anlatı içine düşüp baştan adapte olmaya çalışıyorsunuz. Bol tekrarlı bir anlatımı var ama Thomas Bernhard gibi sinir bozucu değil şık duruyor anlatımda. Bol monologlu, bol sorgulamalı ve kurguyu da göz ardı etmemiş sonunda kocaman bir "ohaaa" bekliyor okuyanını.
Kitap adını Macbeth 'deki bir kısımdan alıyormuş zaten sonunda Marias'in ödül konuşması ekli kitabın. Güzel güzel anlatmış.
Muhtemelen diğer kitaplarını da okurum söylene söylene.