Şimdiye kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Kendisiyle aynı bölümü okuduğum, yaşadığı hayatı son derece kıskandığım, yer yer "neden benim hocam olamadı? " diye üzüldüğüm Mina Urgan 80 yaşından sonra anılarını yazmaya karar verir (çok da iyi yapar) ve bu kitap çıkar ortaya. Anılarını ve tanıdığı isimleri kitabında bizlere sunan Urgan, biz okuru alıp yaşadığı dönemlere götür. Gerek sosyal çevre gerek siyasal çevreden kesitler sunar. Urgan'ın örnek alınası hayat hikayesini gençler başta olmak üzere herkesin okumasını tavsiye ederim.
Kitap hakkında duyduğum güzel yorumlardan ve yazarın daha önceden okuduğum kitaplarından zaten emindim bu kitabı da seveceğimden, Victor Hugo beni şaşırtmadı. Efsaneydi...
Eser yazarın , "doğa" (Deniz İşçileri) , "toplum" (Sefiller) ve "din" konularını işlediği üçlemenin 'din' ayağıdır.
Eser, toplumun dini inançlarını kullanan, yaptıklarını 'din' adı ile örten, bilime, tıbba inanmayan bir papazı ve kambur, tek gözü olmayan (kitapta anlatılan tabirle) canavara benzeyen, "Notre Dame'ın kamburu" olarak anılan Quasimodo'yu ve onun aşkını konu alır.
Eserde yine benim Hugo'nun diğer eserlerindeki gibi çok sevdiğim 'kader' motifi var. Her karekterin hayatının birbirine bağlı olması harika bir okuma zevki sunuyor bence. Zaten kitabın başında, yazarın bu kitabı, Notre Dame'ı ziyaret ettiği sırada duvara kazınmış bir 'kader' yazısını görerek kaleme aldığı belirtiliyor. Bence bu harika bir şey, Hugo sadece bir yazı görüyor ve üzerine böyle bir kurgu geliştiriyor, mesajini verip eleştirisini de yapıyor bir de esere bu harika, hem konuyu hem eleştirisini sezdiren ismi veriyor.
Okumadıysanız mutlaka okuyun diyebileceğim kitaplardan biri
Bu kitap "kadınların kutsal kitabı" olarak anılır. İlk duyduğumda "ne kadar iddialı bir söz" diye düşünmüştüm, okuyunca neden böyle denildiğini anladım.
Kadın olmanın, kadınları anlamanın en temel kitabı. Okurken bilmediğiniz o kadar çok şey öğreneceksiniz ki... Öncelikle -ve en önemlisi- içinizdeki gücü ve bunu nasıl kullanacağınızı.
Vahşi Kadın arketipinin tüm kadınların içinde olduğunu bizi nasıl yönlendirdiğini, yönlendirmesi gerektiğini.
"Vahşi Kadın bütün kadınların sağlığıdır. Onsuz, kadınların psikolojisi anlamsızlaşır. Bu yabanıl kadın, prototip kadındır... hangi kültür, hangi çağ, hangi politika olursa olsun o değişmez."
"Kadın psikolojisinin merkezinde bulunan bu doğuştan gelen tinsel varlığa hitap etmeyi başaramayan bir psikoloji, kadınları da yetersiz kılar ve onların kızlarını ve kızlarının kızlarını, gelecekteki bütün anaerkil tutumlardan uzaklaştırır."
Kitap, Vahşi Kadın arketipine dair mitler ve öykülerden oluşuyor. Bir mit/öykü ve arkasından dersler şeklinde ilerliyor. Elinize alıp bir seferde bitirmek yerine uzun bir zamana yayıp okumanızı, gerçekten başucu kitabınız yapmanızı öneririrm.
Beni en çok etkileyen mitler ; "Bilge Vasalisa" ve ardından anlatılan ödevler kısmı, ve "Kırmızı Ayakkabılar" ve ardından anlatılan tuzaklar kısmı.
Kitabı okuduktan sonra bende şöyle bir his uyandı : "Çevremdeki bütün kadınlara bu kitabı okutmalıyım." Kitabı mutlaka okuyun okutun..
"Yaşar Kemal'in çevresinde esen, sanki kişiloğinin ve bedeninin ayrılmaz bir parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekana, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgar vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek herkesi etkisi altına alan bir rüzgardı bu. Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgar. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu." Diyor kırk dört yıllık dostu için Zülfü Livaneli.
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık can dostunun hayatını, onunla biriktirdiği anılarını, Yaşar Kemal'in güçlü edebiyatını, vefatından bir sene sonra kaleme almayı kendine bir borç bilmiş adeta. Yaşar Kemal gibi usta bir yazarı yine onun gibi usta bir yazar olan aynı zamandı yılları, zorlu yolları birlikte gecirmiş bir dostu olan Zülfü Livaneli'den okumak eşsiz... Bu iki ustanın anılarını okurken kâh güldüm kâh duygulandım bunun yanında bol bol düşündüm...
Yaşar Kemal'in eserlerini sevip, O'nun kalemine ilgi duyuyorsanız zaten mutlaka bu kitap ile karşılaşmışsınızdır. Eğer henüz okumadıysanız hiç durmayın..
Zülfü Livaneli, Türk Edebiyatının en değerli yazarlarından... 2020 yılında yazdığı bu deneme baş ucu kitaplarınizdan olmaya aday bence.
Okumadıysanız mutlaka okuyun.