"İnsanın anlam arayışı, hayatındaki birincil bir güçtür ve içgüdüsel dürtülerin "ikincil bir aklileştirilmesi/rasyonalizasyonu" değildir. Bu anlam eşsiz ve özeldir, sadece kendisinin yapabileceği ve yapması gerekendir. İnsan, hayatına anlam kazandırma isteğini tatmin edecek bir anlamlılığı sadece o zaman başarabilir. Bazı yazarlar, anlamların ve değerlerin savunma mekanizmalarından, tepki oluşumlarından ve süblimasyonlardan başka bir şey olmadığını iddia ederler. Fakat ben, ne sadece savunma mekanizmalarının hatırı için yaşamak, ne de tepki oluşumlarının hatırı için ölmek isterim. İnsan, ancak idealleri ve değerleri uğruna yaşayabilir ve gerekirse bu uğurda ölebilir."