sen benim sevimli intizarımsın
geceye bağladın kirpiklerimi
bizi mahkûm eden kurak iklimler
güneş tutulması, çöl uykusudur
benimdir iplik iplik çözülen bu kalp
bu kalp bir ihtilal okyanusudur
vermedin bir siyah fotoğrafını
ya da bir hatıra parmaklarından
beni bir kaygısız neron mu sandın
hangi düşmanımın sözüne kandın götür, senin olsun bütün ihtişam
gece mahkumuna kalır mı akşam...
Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine beni de götür
artık bir bu yerlere sığamıyorum
...