Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ağızla söylenen yalan ahlaksızlık sayılırken kalemle yazılanı hüner sayılmak, kitap şeklinde para ile satılmak, ileri medeniyetin yazarlara bağışladığı garip bir ayrıcalıktır.
Ey denizlerin, dağların ötesinde yaşayanlar! Ey bu dünyanın insanları! İstediğiniz nedir sizin? Toprak mı? İşte toprak karşınızda, benim. Ancak, hepiniz içinim ben, bana göre sizler birbirinize denksiniz. Benim yüzümden kavgaya gerek yok. Sizin dostluğunuzu, emeğinizi istiyorum. Sürülmüş tarlanıza bir tohum atın, size yüz tane vereyim. Dikeceğiniz bir dalcıktan size koskoca bir çınar yetiştireyim. Bağ bahçe yetiştirin, meyve yağdırayım. Sürü edinin, ot bitireyim. Ev yapın, duvarı ben olayım. Üreyin, çoğalın, yerleşmeniz için kucağımı açayım. Erişilmez yüksekliklerim, ulaşılmaz derinlilerim vardır. Sonsuz sınırlarımla hepinize yeterim. 'İnsanlar savaşmadan durabilir mi?' diye soruyorsun, değil mi Tolgonay? Bu, sizlere, siz insanlara bağlı bir şey, yalnız bana bağlı değil. Buna kendi iradesiyle, kendi mantığıyla karar verecek olan sizlersiniz.