Böylesi bir duygu birlikteliği; eski bir resmi, doğayı, müziği, tarihin görkemli zamanlarının izlerini taşıyan mimari bir eseri, İstanbul’u, Boğaz’ı, Mümtaz’ı ve elbette ki Nuran’ı -birbirlerinden ayrılmaları artık mümkün olmayacak şekilde- tek bir tablonun içine yerleştiriyor.
“Birbirimizi mi yoksa Boğaz’ı mı seviyoruz?” (Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar)