Her an,ardından geleni getirmek için ortaya çıkar.Her ana,bütün varlığımla sarılırım.Onun yerine başkasının konulamayacağını,onun başkasına benzemediğini bilirim.Ama onu yitip gitmekten alıkoymak için de bir şey de yapamam.
Kartlar durmadan düşüyo,eller gidip geliyor.Ne garip iş! Oyuna da,gülüşe de,alışkanlığa da benzemiyor bu.Zaman öldürmekten başka bir amaç gütmüyorlar sanırım.Ama zaman geniş,tüketilemiyor.