Yasin Öz

Puan vermedi·328 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 14:37
Kitap ciddi bilimseliik iddasında bulunan popüler bir bilim kitabı. Bu ifade bir miktar ağır olsa da maalesef hakikat bu. Ne bir antropoloj nede bir primatolog tarafından yazılmış. Yazarın özgeçmişinde astronomi bölümü misafir öğretim üyesi diye belirtilmekte. Fizik antropolojsi giriş seviyesi bilgiye sahip biri olarak beni dahi tatmin etmeyecek bir bilimseliik var kitapta. Ve bunu abartılı şekilde sunuyor. Konusu genel itibariyle evrim anlatmak da değil, ape'lerin evrimsel sıralamada ki yerini sorgulamakta, genel temayül ape'lerin 17 milyon yıl önceki atasal kökeni olan proconsülden başlayarak gibbon, orangutan, goril ve şempanze diye sırayla genişlemesi iken burada evrim sırasının aslında orangutandan başlayarak bir köken oluşturduğu ve kalan ikilinin ardından insanın geldiği yerine insanın bunların atasal kökenine daha yakın olduğu gibi suyunun suyu bir kitap. Yeni başlayan okuyucu için karışık ve bilimsel gelse de konu hakkında okunan bir kaç kitap varsa çok ciddiye alınıp okunacak bir eser değil. Eğer konu ile ilgili hem bilimsel hem öğretici bir eser okunacaksa bu mutlaka 'Şempanzelerde maddi kültür' olur. Tavsiye ederim
İlk ŞempanzeJohn Gribbin · Alfa Yayınları · 201256 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2/10
·444 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 00:03
Kitabı bir arkadaşımın çok övmesi üzerine okumaya karar verdim. Bana anlattığında herhalde İtalyan oluşu hasebiyle Dante'ye benzettim. Bir kayboluş ve bulunuş hikayesi olan İlahi Komedya gibi bişey aklıma gelmişti. Kaybolmuş bir adam ve onun doğru yolu bulmasını sağlayacak bir mentör. Fikir iyi daha önce denenmiş olmasına rağmen idare edebilir. Çünkü her dönemde kaybolmuş birini bulmak zor değil tam tersine kaybolmak için can atan bir sürü insan var. Tamamen olumlu duygularla başladım kitaba ve ilk sayfalarında şok oldum baya kötü yazılmış bişeydi bu. Çeviri mi sorun diye düşündüm ama kötüydü. Okumaya devam ettim gereksiz bazı motivasyonlarla iyi olmasını pek de beklemeden okuyunca, yani biraz beklentiyi düşürünce çok da kötü olmadığını fark ettim. Doğru çok kötü değildi ama yine de kayda değer derecede kötüydü. Bunun birkaç farklı nedeni var öncelikle yazar kendi İnternet sitesinde kendini "sosyolog, ekonomist ve Bestseller yazar" olarak tanımlamış bu kitap Bestseller olduğuna göre o vasfı atlayabiliriz. Diğer ikisini incelersek malum nedenlerden ötürü kendine ben ekonomistim diyen insanlardan hep korkarım gerek bundan gerekse bu konuya çok hakim olmadığından sosyolog olan tarafını sosyal antropolojiye olan ilgim sayesinde daha anlaşılabilir olduğunu düşünmüştüm. Birçok çevre tarafından felsefi olarak nitelendirilen bu romanda düşüncenin ve aklın izlerini biraz olsun bulurum diye düşünmüştüm. Biraz daha nostaljik tarafından yine hemşerileri olan tüm 12. Yüzyıl İtalyan hümanistlerinin felsefeci değil düşünür olarak varlığını ortaya koyduğunu felsefi olarak varlık gösteremese de kitabta en azından akıl izlerini olacağını sanmıştım. Kitap başta kendi ne olacağına karar vermemiş durumda maalesef. Eğer roman diyeceksek en azından düzgün bir kurgu ve akıcı yazı diline
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 2. kitabı
Kitap toplumsal kriz zamanlarında olan ve bunu çoğu yönden karşılıklı destekleyen bir toplumsal histeriyi anlatıryor. Ruhban sınıfının idareyi yavaş yavaş elinden kaybetişinin temel çatışmayı sonlandırmasının mümkün olmadığını çünkü sistem ne olursa olsun insanın inanacak kavram bulmakta gecikmeyeceğini göz önüne seriyor
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,2bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 11. kitabı
Eser bir küçük hacimli oluşu ile çok hızlı geçen ve anlatmak istediğini açıkça göz önünde koyan bir yapıt. Çocuk kitabı olarak okunduğunda bu anlaşılabilir fakat konunun ardında batıni anlamlar bulmak da mümkün. Martılar dan referansla insan hayatına atıfta bulunarak insanın sınırlarının sadece zihinde oluşu gibi 2.sınıf kişisel gelişim kitabı tavsiyesinden çok sonlarına doğru yaptığı toplumsal çıkarımlar daha dikkat çekici bence. Toplumsal kurumlar senle yada yaptığın işten ne anlatmak istediğinle çok fazla ilgilenemezler. Bu yapılar senin yaptığın işle zıt dahi olsa kendi kültür, sosyal çevre ve coğrafyayla bağlantılı şekilde yaptığın işe anlam yüklerler. Bu tüm dinsel sistemlerin de ortaya çıkış şeklidir. Yada basit manada aynı din içindeki farklı kurumların açıklanışı budur. Yoksa duvara yaslanıp rabıta yapan ismailağacıyla kendine şiş sokan kalenderiyi tutarlı şekilde tanımlayamazdık. Sen en iyi martının en iyi uçan olmasını doğru bulurken toplum sana senin dediklerinden ziyade en iyi martının senin mezarına en ağır ağacı bırakanı olmasını tasvip eder. En etkileyici kısmı bu olsa gerek bence
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,3bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 22:38
Öncelikle burada yapacağımı yorum yazarı ya da yazdıklarını Rasuh nuri ileri tarzından değerlendirmek değildir. Inceleme yaparken ne temel doğrular aranmalı ne de kendi düşünce yapısına delil çıkartma çabasına girilmeli. Son 2 yıl içerisinde 3 kez bu hacmi küçük incelemeyi okuyunca bazı hareket noktalarına değinmek istedim. Tabii ki ilk okuyuş kadar etkilemese de her okunduğunda cidden farkındalık kazandıran eserlerden biri. Eser Dijon akademisinin bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesini yardım etmiş midir? sorusuna yazılmış akademik bir cevaptır. Yazar açıklama kısmında mı bu eserin yazdıkları içinde en zayıfı olduğunu belirtmesine rağmen genel felsefesinin özeti olarak sıkça ifade edilmektedir. Ama buna benim katılmam çok mümkün değil,kitap ne toplum Sözleşmesinin teorisyenliğini ne de insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağındaki ateşli savunusunu barındırmakta bilimsel bir kurul karşısından bilimin ve sanatların zararlı oluşu savunusu ve bu bilimsel kurulun bunu birinci seçmesi garip değildir.Batılı kurumların sıklıkla yaptığı günah çıkarma seanslarından biri gibi gelmekte bana. Her yıl Avrupa'daki film festivallerinde ırkçılık göçmenlik gibi konulara dağıtıp, oyunlarında sık sık normal dışı olarak tanımlanan bireyler yansıtarak ayrımcılığa mesaj verir görüntüsü bugün dahi netlikle gözümüzün önündedir. Batının derinleşmesinde ciddi rol oynadığın meselelerde bir farkındalık kazandırma çabasının yeni olmadığını görmekteyiz.Konuyu dağıtmadan devam edersek yazarın başka kitabını okumamış birisi tam idrak edemese de bilim ve sanatın tamamen gereksiz olduğu gibi bir izlenim verilmektedir. Ancak yazarın diğer kitaplarına bakıldığında temel doğa durumundan uzlaşı ile toplum durumuna geçen insanda uzlaşı durumunu devam ettirmek için çeşitli metotlardan
Bilimler ve Sanatlar Üstüne SöylevJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,042 okunma