Regganis yıllardır kendini odasına hapsetmiş , tek yareni odadaki gaz lambasıyla kendi elleriyle diktiği gelinliği olmuştu. El emeği göz nuru gelinlik bir sabah nihayet bittiğinde, benim diyen terzinin aşık atamayacağı işlemeleriyle dünyanın en güzel gelinliği oldu. Fakat ufak bir sorun vardı; ortada evlenebileceği biri yoktu. Prenses de kendine bir söz verdi; pencereyi açacak, karşısına çıkan ilk erkekle evlenecekti. … Fakat açılan pencerenin çıkardığı gıcırtıyla prensesten tarafa dönüp bakan bir köpek dışında etrafta kimsecikler yoktu . … o köpekle evleneceğine ant içti.Toplum bu evliliği kabul etmeyeceği için köpekle birlikte Güney denizinin ucundaki sisli ormana kaçtı.Prenses buraya , Sisler Ülkesi anlamına gelen Halimunda adını verdi .
…bir tılsım gibiydi kitaplar geceleri; onu gözleyen ve rüyalar aleminden sağ salim dönmesini sağlayan tanıdık bir tanrı gibi. … Kitapların onu koruyan bir aurası olduğuna inanıyordu, yanında bir kitap olmadan uyursa da öleceğine …