Psk

Psk
Psikolog
İSTANBUL
24 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
İlaç bazen sanıldığı gibi tedavi etmeyebilir!!!
Puan vermedi·112 syf.··
2026 5. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 12:16
Kitabın başlığı ilgi çekici olduğu kadar acı bir gerçeği de yüzümüze vuruyor. 1900 yıllardan sonra psikiyatrik tanıların esas sorununa inilmeden kolaycılığa kaçılırak ilacın yazıldığı görülmektedir. İnsan sosyal bir varlık olduğu için küreselleşen modern dünyada insan ilişkilerinde bağların zayıflaması ile insanlar bir boşluğa düştüler. Boşluğun vermiş olduğu duygusal rahatsızlık onları ilaç içmeye itmiştir. Kitap her ne kadar DEHB üstünde anlatsa dahi aslında bir çok psikiyatrik bozukluklarda psikoterapi yerine ilacın dayatıldığını anlatmaktadır. Kitapta ağırlıklı olarak DEHB'li çocuklara verilen METİLFENİDAT'ın yıllar içinde nasıl değiştiğini ve bu değişimin tedaviye yönelikten ziyade ilaç firmaların kâr tekelini döndürmeye yönelik olduğunu anlatmaktadır. Bu çıkar sistemine dahil olan meslektaşlarını eleştirmektedir. Bilimsel makaleler adı altında faydası olmayan ilaçların uzmanlar tarafından önerilip teşviklendirildiğine deyinmektdir. Günümüzde bir psikiyatristle olan görüşmenizde iki gözyaşı dökerek depresyon tanısı almanız ve antidepresanların elinize tutuşturulması dakikalar içinde gerçekleşebileceğini anlatmaktadır. Yazar kendisi de psikiyatri uzmanı olduğu için ilaçlara karşı olmadığını ama sorunu tam saptamadan gelişi güzel ilaçların verilmesine yönelik eleştirileri var. Alanda olan uzmanların okuması gereken güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle DEHB'li çocuklarla çalışan benim gibi psikolog arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Yaramaz Çocukları İlaçlamayın!Mutluhan İzmir · Hayykitap · 201641 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kitlelere hâkim olan iktidara hakim olur.
Puan vermedi·206 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 23:05
Kitabı okurken anlatılanlar aklıma george orwell'ın "Hayvan Çiftliği" kitabını anımsattı. Çünkü Hayvan Çiftliği kitabı uzun zaman önce yazıldığı halde anlatılanlar bütün toplumların siyaset mekanizmasını şeffaf şekilde anlatmaktaydı. Bu kitap ise anlattıkları ile toplumların kitle olarak hareket ettiğinde aynı reaksiyonları verdiğini bize anlatmıştır. Kitap 1895 yılında Fransız antropolog ve sosyolog Le Bon tarafından yazıldı. Yazım tarihi çok eski olmasına rağmen kendi adıma şunu diyebilirim ki anlatılanlar sanki şuan ki kitlelerin psikososyolojisini anlatmıştır. Kitabın her satırı çizilebilecek derinlikte. Çünkü günümüz dünyasına ışık tutabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Her toplumun karekteristik özellikleri olduğu halde kitle olarak hareket edildiğinde bütün kitleler aynı psikolojik davranışlar sergilerler. Kitapta ağırlıklı olarak bireyin bireysel olarak hareket ettiğinde farklı davranışlar sergilerken kitle ile hareket ettiğinde bireysel zekanın devre dışı kaldığını aktarmaktadır. Yakın bir zamanda covid-19 sürecinde yaşadığımızı söyleyebilirim. Bir haber ile her kesimden insanların bir dalga halinde marketlere akın etmesi ve sonrasında çıkan izdiham buna güzel bir örnekti. Eminim ki yazar kitabını güncel olarak tekrar yazsaydı günümüz sosyal medyada ki kitlelere büyük yer ayırırdı. Çünkü kitleler manipülasyon ile angaje olurlar. Eskiden sokaklarda ve meydanlarda kitleleri görürken şimdilerde ise sosyal medyada. Kitapta diktatörlerin kitleleri yönlendirirken kullandıkları sözel tekniklere ağırlıklı şekilde değinmektedir. Hitler'in propaganda bakanı joseph goebbels şunu hep söylerdi " bir kitleye hakim olmak isterseniz önce onlara büyük bir yalan söyleyin ve o yalanı destekleyecek küçük küçük yalanlar ile devam ettirin." Çünkü kitleleri hayallere
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Tutku Yayınevi · 20165,2bin okunma
Hiç bir toplum kendi tarihini objektif şekilde anlatmaz!!!
Puan vermedi·320 syf.··
2026 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 23:40
Meşhur ve herkesin dilinde olan Semerkant kitabını bir arkadaşımın isteği doğrultusunda okudum. iyi ki de okumuşum. Kitap hakkında daha önce yazılan incelemelere baktığımda aslında okuma isteğim yoktu. Çünkü kitap hakkında çokça olumsuz eleştiriler yapılmıştır. Özellikle yazarın Arap olmasından dolayı çok taraflı şekilde anlattığına yönelik eleştiriler yoğunluktaydı. Kitabı okuyup bitirdikten sonra yapılan bu eleştirilerin bazılarına katılırken bir çoğuna da katılmadığımı belirtmek isterim. Kitabı okuduğunuz da toplam dört bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümü çoğunlukla Ömer Hayyam merkezli Selçuklu ve Karahanlı dönemlerini anlatmaktadır. Üçüncü ve dördüncü bölüm de ise daha çok 1900'lü yıllardan sonra İran'ın içinde bulunduğu kaosları anlatmaktadır. Kitabın özetine çok fazla değinmeden anlatmak istiyorum. İlk iki bölümde özellikle Ömer Hayyamdan bahsederken, onun bilgeliğinin yanı sıra şaraba olan düşkünlüğüne değinir. Tabi Ömer Hayyam anlatılırken Hasan Sabbah anlatılmadan olmaz. Ömer Hayyam'ın bilgeliği, Hasan Sabbah'ın hırsı ve Nizâmülmülk'ün devlet aklı kitapta çok iyi işlendiğini düşnüyorum. Hasan Sabbah ve Nizâmülmülk'ün dost iken birbirlerine karşı nasıl düşman olduklarını, Ömer Hayyam'ın ikisinin arasında kaldığını güzel anlatmış. Şuana kadar okuduğum bütün tarihi kitaplarında bütün toplumlar kendi tarihlerini anlatırken, tarihlerini yüceltip karşı tarafın tarihini küçümser veya negatif olarak anlatır. Yani hiç bir toplum tarihini objektif şekilde ele almaz veya almaya cesaret edemez! Bu kitapta da ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılabilir, Selçuklu sultanlarını küçümserken Arapları yücelten bir dil kullanıldı. Bazı anlattığı olaylara baktığımız da doğru anlattığını söyleyebilirim. Tabi kullanıldığı dil itibariyle Türkiye'den okuyan biri için ağır
Alıntı
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Her şeyin başı anlaşılmaktadır
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 23:21
Kitabın adı Zor Kişiliklerle Yaşmak olsa dâhi aslında günlük hayatta çevremizde gördüğümüz, konuştuğumuz ve beraber vakit geçirdiğimiz bireylerdir. Zor kişilikleri olduğu kadar bazen toplum tarafından yargılanmamak adına kendilerini gizleyerek veya davranışlarını bastırarak yaşarlar. Kitap genel olarak sade ve anlaşılır bir dil ile yazıldı. Aslında herkesin okuyabileceği şekilde yazıldı. Alandan olmayan normal bireyler bile çok rahatlıkla okuyabilir. Zor Kişilikleri (kaygı, paranoyak, narsist, deprsif vb) anlatırken çoğunlukla örnek vakalar verildi. Bu da bozukluk hakkında bilgisi olmayanlar için somutlaştırma adına güzel bir anlatım yoludur. Kitapta; kişiliklerin nasıl olduğu, nasıl konuşulup yaklaşılması gerektiği, bozukluğa sahip bireyin arkadaşımızın, eşimizin veya iş yerindeki patronumuz olduğunda ona nasıl davranılacağı hakkında hap bilgiler vermesi okuyan açısından iyidir. Kitabı okurken her sorunlu kişilikte kendinizden bir parça varmış izlenimi oluşabilir. Bunun için dikkatli olmakta fayda vardır. Çünkü bu kitap tanı koymak için değil kişilikler hakkında bilgi sahibi olmak içindir. Yazım tarihi çok eski olduğu için kitapta anlatılanlar bazı noktalarda güncellenmesi gerektiği kanaatindeyim. Özellikle benim gibi alanda olan uzmanlar için güncel bilgi açısından bu kitap çok düşük seviyede kalmaktadır. Alan dışı olan bireyler için basit bir anlatıma sahip olduğu için bilgilendirme açısından iyidir.
Alıntı
Zor Kişiliklerle YaşamakChristophe Andre · İletişim Yayınevi · 20191,753 okunma