Yerini yadırgamış rüya gibiyim, görülüp, görülmediğimi bile bilmiyorum. Belki de hiç fark edilmeden o uyku yığının arasında donup kaldım. Var olduğumdan ya da yokluğumdan şüpheye düşen sadece bir kişi var, o da bu rüyayı gördüğünü zannedip, yine her zamanki gibi uyandığında unutacak. Olmasam da olurdu, olmuşla ölmüşe çare yokmuş ya, ne oldum, ne de öldüm. Bu yüzden mi bunca belirsizlik ve gereksizlik?... ✒️🌧
Bazı kitaplar vardır, bitince sessizlik bırakır. Körlük onlardan biri.
Okurken insanlığın ne kadar kolay çözülebileceğini görmek acıtıyor. Asıl körlüğün gözlerde değil, vicdanlarda olduğunu hissettiriyor.
Karanlık, rahatsız edici ama bir o kadar gerçek.
Ve yine de… tamamen umutsuz değil.
Çünkü bir kişinin görmesi, bazen her şeye yetiyor.
Bitirdiğimde şunu düşündüm:
Görüyor muyuz, yoksa sadece bakıyor muyuz?