Pagos

Pagos
@Pagos35
Tenhalığı seviyorum, sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı...
Erkeğin ya da kadının ruhu öyle yaratılmıştır ki, onlara kozmosun değişik bir yanını görmek ve sınırsız bir perspektife kavuşmak imkânı sağlar. Ruh, hangi görevi yapmak için yaratılmışsa, sadece o görevi yerine getirir: bizleri sonsuza doğru yöneltir. Eğer biz, ruhumuzu sınırsızlık ve sonsuzluk dışındaki kişisel bir işimize karıştırmaya yeltenirsek, hiçbir zaman başarılı olamayız. O yine bizi kişiselliğin dışına, üstüne ve ötesine, sonsuzluğa ve sınırsızlığa çekme görevini sürdürür. İzolde'nin, yani animanın Maya olmasını, yanlış davranışımızla biz hazırlarız. Aslında ruhun kötü niyeti yoktur. Tam tersine, görevine kesinlikle bağlıdır ve bizi kendi yaşam alanına götürmeye devam etmektedir. Ruhun yaşam alanı, sonsuzlukla ve sınırsızlıkla rezonans halindedir.
Sayfa 284 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir erkek sınırsız huzur ve tam bir bütünlenmenin fantazisini kurduğunda, o düşünür kendi iç dünyasından başka hiçbir yerde gerçekleştiremeyeceğini anlamak ihtiyacındadır. Bu ihtiyaç, kesinlikle zorunludur. Ama çoğu erkek bu anlayış düzeyinden uzaktır. Cennet fantezilerini birer kadının üzerine yansıtırlar, bilinçaltından gelen içgüdülerle o kadınların düşlerini gerçekleştirmesini beklerler. Bunu ister istemez de yanılsamaya sebep olurlar ve gerçeği "koyu renkli bir camın ardından görmeye" başlarlar. Karılarının gerçek yüzlerini ve kişiliklerini fark eder etmez, kendi iç dünyalarını tanıma fırsatını da kaçırırlar. İki dünyaları da parça parça olur ve onursuzlaşır.
Sayfa 283 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Çok iyimser bir değerlendirmeyle romantik aşk, iki önemli açıklamaya götüren geniş bir yoldur. O yol bizi Batılı zihniyetinin yüzeysellik ve maddeciliğinin üzerinden aşırıp simgesel yaşama ulaştırır ve insan aşkının ne anlama geldiğini öğrenmemizi sağlar. Ama kötümser bir değerlendirmeyle romantik aşk, kendiliğinden, bir dizi yanılsamalardan oluşan bir çembere dönüşebilir, hayatımızı boş yere harcamamıza, aşkımızın çarpıklaşmasına yol açabilir.
Sayfa 279 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Böylece, "acı çekme ve ölüm" şifresinin anahtarını bulmuş oluyoruz. Artık görebiliyoruz ki, romantik aşk da aramakta olduğumuz "ölüm", aslında transformasyon'dur. Transformasyon, eski dünyanın sona ermesidir, aynı zamanda hem öldüren hem de yeni bir hayatı başlatan, yakıp kül edici bir ateştir. Sonuç bakımından romantik aşkta çekilen acı, mistik ve dinsel çile çekmeden pek de farklı değildir. Yaşamlarında ve fiziksel dünyalarının dar sınırları içinde tanrısal dünyanın doğum acılarını çekmiş olan herkes, bu çileyi bilir ve tanır.
Sayfa 273 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Bilinçaltımızın etkisi altında kalarak acı çekmeyi aradığımız da yalan değildir. Tıpkı Tristan'ın yaptığı gibi bizler de, bilinçaltımızın etkisiyle, düzenli yaşamımızdan ve ilişkilerimizden; sapıp içinden çıkılması imkânsız durumlara karışırız; anlaşmamız söz konusu olmayacak kişilerle ilişkiler kurarız ve asla gerçekleşmeyecek beklentiler hayal ederiz. Sanki romantik yaşamın vazgeçilmez bir parçasıymış gibi, sanki onsuz olamayacakmışız gibi, acı çekmenin peşinden koşarız.
Sayfa 263 - Gül Yayınları·Kitabı okudu