Pagos

Pagos
@Pagos35
Tenhalığı seviyorum, sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı...
Jung der ki: “Kişi, bilinçdışını dış dünyaya yansıtarak tanır.” Aşk, bu yansıtmayı en güçlü biçimde harekete geçirir. Çünkü “öteki” seni hem çeker hem de korkutur. Çeker, çünkü onda kendi ışığını görürsün. Korkutur, çünkü onda kendi gölgeni fark edersin. Aşk, işte bu yansımanın en keskin aynasıdır. O yüzden aşk, sıradan bir duygulanım değil, bilinçdışına inen bir inisiyasyon gibidir. Jung’un düşüncesi çift yönlüdür hem inisiyatik hem de illüzyonist bir potansiyel taşır. Aşk, eğer bilinçle yaşanmazsa, seni derinleştirmez kendi hayaline hapseder.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
De Botton’a göre modern insan aşkı “duygusal olgunluk yerine romantik ideallerle” yaşar. “Aşık olduğumuz kişi, genellikle çocuklukta bize eksik kalan duygunun sahnesidir.” Bu yüzden aşk, kendini tanımanın değil, çocukluk yaralarının yeniden sahnelenmesinin alanı olur. Ama eğer bu farkındalıkla yaşanırsa, ilişki artık bir “iyileşme alanına” dönüşür tıpkı Jung’un dönüşüm yolculuğu gibi. De Botton der ki: “Gerçek aşk, karşılıklı terapi biçimidir.” Bu terapi klasik anlamda birinin diğerini tedavi etmesi değil, iki insanın birbirine aynalık ettiği bir terapi biçimidir.
Üzüntüyü sona erdirmek, kişinin yalnızlığıyla, bağlılığıyla, ün isteğiyle, sevilme açlığının olgusuyla yüzleşmesidir; kişinin kaygılarından ve kendine acımanın çocukluğundan özgür olmasıdır.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Alıntı
NET!
Kendinizi tanımıyorsanız, ne istediğinizi bilmiyorsanız, birey ve yetişkin olamadıysanız, ailenize bağımlıysanız, öfke kontrol sorununuz varsa, sorumluluk alamıyorsanız, bağımlılıklarınız varsa, özgürlüğünüze düşkünseniz, evlenmemeli ve anne baba olmamalısınız. Çünkü kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden evliliğe adım atan çoğu kişi, günün sonunda annesi ya da babası gibi bir eş seçtiği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bu seçim, bilinç dışında ebeveynle çatışmaları çözme ya da çatışmalı anne baba ilişkisinin yol açtığı duygusa zedelenmeleri onarma arzusunun yansıması olacaktır.
Sayfa 32
Psikoloji
Daha önce de belirttiğim gibi, bir çocuğun bir mükemmelliği vardır, ama bu yalnızca kendisinin ego bilinci ortaya çıkmadan öncedir. Bir erişkin ise bütünlük duygusuna ancak bilincin bilinçdışı ruhsal içerikle birleşmesinden sonra ulaşır. Bu birlikten Jung’un “ruhun aşkın işlevi” dediği şey gelişir. Bununla insan en yüksek ereğine, kendi kişisel benliğinin tam gerçekleşmesine ulaşabilir.
Sayfa 149 - Okuyan Us 4. Baskı·Kitabı okudu