Pagos

Pagos
@Pagos35
Tenhalığı seviyorum, sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı...
Evliliğin coşkusu bir düğünün kutsal gerekleri yerine getirilirse mümkün olur. Afrodit erkekler yüzünden ölen kızlardan hoşlanmaz. Bir erkek tarafından alıp götürülmek onun doğasına uymaz. Bu yüzden de kadının içindeki Afrodit, genç kızlığının sona erişine ağlar. Düğün isteyip genç kızlığının yok oluşuna sitem etmek Afrodit'in oynadığı çelişkili rolü açığa vurur. Çok uzun zaman öncesinden gelen bu yankılar, hâlâ içimizde derinlerde saklıdırlar ve bilinçli bir coşkuyla onurlandırılırlar.
Sayfa 30 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçekte genç kız düğün gününde ölür; yaşantısının bir dönemi sona erer ve o güne kadar taşıdığı kadınlık özelliklerinin çoğu da böylelikle onunla birlikte yok olur. Yani, düğünü cenazesidir. Düğün geleneklerimizin çoğu, gerçekten de ilkel çağlardan günümüze ulaşan cenaze törenleridir. Damat en iyi dostu ve arkadaşlarıyla gelini almaya gelir; nedimeler gelinin bekâretinin koruyucularıdır. Törensel biçimde bir savaş yapılır ve gelin yaşamının bir bölümü sona eriyormuşçasına ağlar. Onun için yeni yaşam başlar ve eğlenceler, gelin ve kadın olarak yeni gücünü kutlarlar.
Sayfa 29 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Psykhe'nin doğası öyle görkemli, öyle düşsel ve öyle bakirdir ki ona tapınılır; ama kur yapılmaz. Bu son derece yalnız bir deneyimdir ve zavallı Psykhe kendini bir eş bulamaz. Bu anlamda her kadında gizli bir Psykhe vardır ve onun en yoğun yaşanan yalnız dilimini dile getirir. Ayrıca her kadın sıradan bir dünya için fazla güzel, fazla mükemmel ve fazla anlamlı bir prensestir. Bir kadın kendini yalnız ve anlaşılmamış hissettiğinde, insanların ona iyi davrandığını, ancak arada bir miktar mesafe bıraktıklarını fark ettiğinde kendi içinde barınan Psykhe doğasıyla karşılaşır. Bu acı verici bir deneydir ve kadınlar kaynağını bilmedikleri halde onun farkındadırlar. Kadın karakterinin bu özelliğine tutulmak, dokunulmadan, ulaşılmadan kalmaktır.
Sayfa 26 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Bir kadın dünyaya güzellik ve iyilik getirdiğinde, Afrodit ya da Venüs coşkusudur duyulan. Ancak Afrodit geliniyle yüz yüze geldiğinde kıskançlaşır, yarışmacı olur, her fırsatta Psyke'ye engeller oluşturmak için her şeyi yapar. Bu kaynana-gelin dramı her kültürde karşımıza çıkar ve genç bir kadının gelişimine katkıda bulunan etkilerden biridir. Genç bir kadın için kayınvalidesinin kişiyle karşı karşıya kalmak, kadın olgunluğuna erişmektir. Artık dünyaya ve evliliğe masumca adım atan o çiy tanesi değildir.
Sayfa 22 - Gül Yayınları·Kitabı okudu
Denizden gelen tanrıça Afrodit: O ilkeldir, kadınsı gücüyle okyanusa aittir. O zamanın başlangıcından gelir ve denizin dibinde bir sarayda oturur. Psikolojik anlamda, denizin sularıyla simgeleştirilen bilinçaltında hüküm sürer. Sıradan, bilinen anlamıyla ona nadiren ulaşılabilir; bir gelgit dalgasıyla da karşılaşılabilir. İnsan böylesi ilkel bir kadınlığa hayran kalabilir, ona tapınıp mahvolabilir, ama onunla ilişki kurmak müthiş zordur. Bu Psyke'nin işidir, insansı üstün yanıyla bunu başarmak; o büyük, ilkel okyanus kadınıyla temas kurup onu yumuşatmak Psyke'ye düşer. İşte bu bizim mitimiz. Her kadın benliğinde bir Afrodit barındırır. Karşı konulmaz dişiliği ve geniş, belirsiz, iletişim kurulamaz bir soylulukla tanınır.
Sayfa 20 - Gül Yayınları·Kitabı okudu