Ama böyle bir sözü senden bir kerecik olsun duymadım. Ne senden, ne de çevremdekilerden. Sizin gibilerde tam tersine, herkes bu gibi duyguları saklar, hepsi büzülüp yerle bir olmak ister; boyları, burunları hep aynı ölçüden, aynı kalıptan çıkmış olsun diye uğraşırlar. Sanki buna imkân varmış gibi! Sanki bu, söyleyip düşündüklerimizden bin kat daha imkânsız değilmiş gibi. Bir de bize hayalci derler.
Boz, sarımtırak, kirli yeşil renkler bir anda tüm somurtkanlıklarını kaybederler; sanki içiniz birden ferahlar, sanki biri sizi dirseğiyle dürtmüş gibi irkilirsiniz. Yepyeni bir görüş, yepyeni düşünceler… Bir tek güneş ışığı insan ruhunda neler yapabiliyor, hayret!
Zaman aşılır aşılmaz, zaman düşüncesi kafadan çıkarılır çıkarılmaz dünyadaki bütün güçlükler, bütün düşmanlıklar silinip gitmiyor mu, yenilgiye uğratılmıyor muydu?
Dostlar arasında kalbin üzüntülerini saf bir biçimde göstermemek arkadaşlık adabından sayılıyor. Eğlence gibi hükümsüz şeylerde bile beğenmediğini ikiyüzlülükle beğenir gibi görünmek insanlık görevi sanılıyor.