Kitap, güçlü bir toplumsal alegori sunarak okuyan kişi üzerinde derin bir etki bırakıyor.
Hikaye, kimliği bilinmeyen bir ülkede, nedensizce kör olan insanlarla başlıyor ve kısa sürede tüm topluma yayılan bu "beyaz körlük" ile devam ediyor. İnsanların içindeki kötülüğü, bencilliği, korkuları ve toplumdaki düzenin hızla nasıl çözülebileceğini etkileyici bir dille anlatan bir kitap.
Saramago, olayları karakterlerin isimlerini vermeden anlatarak, kimlikleri soyutlaştırıyor ve okuyanı, karakterlerin yaşadığı duygusal ve psikolojik yolculuğa odaklanmaya itiyor. Körlük, kaosun ve güvensizliğin kol gezdiği bir toplumda insanın en temel ihtiyaçlarını bile nasıl kaybettiğini ve en ilkel dürtüleriyle nasıl baş başa kaldığını gözler önüne seriyor.
İnsan doğasını ve toplumun temelini sorgulatan bir yolculuk sunuyor bence. Özellikle, bireylerin sınırları zorlandığında nasıl davranacaklarını ve dayanışmanın, empati kurmanın ne kadar hayati olduğunu anlatmasıyla, oldukça düşündürücü ve sarsıcı bir eser.
@paktelinkitapligi