Çalıkuşu üzerine bir makale
Çalıkuşu şüphesiz Türk edebiyatının baş yapıtlarından, aynı zamanda hakettiği değeri gören, pek çok insan tarafından okunan, burada özellikle okur değil insan demeyi tercih ettim çünkü popülerliği ile genel okurlar dışında daki insanlar tarafından da tercih edilen bir kitap. Biraz bu popülerliğinden ve neden okunduğundan bahsetmek gerekirse, Reşat Nuri Güntekin'in edebiyatımızda sadece Çalıkuşu ile değil yaprak dökümü gibi başka bilinen eserlerinin de olması ilk olarak insanlarda isimde bir tanıdıklık oluşturuyor ve çekiyor, genel olarak da Reşat Nuri Güntekin Türk edebiyatında adından bahsettiren, başarılı ve popüler bir yazar, kitaplarından uyarlanan Yaprak dökümü, Çalıkuşu gibi diziler ise cabası, bilinirliğine bilinirlik katan klasikleşmiş Türk dizilerindendir bu diziler. Son olarak bahsedeceğim ve belkide en önemli okunma nedeni ise, Atatürk'ün en sevdiği kitaplardan biri olması. Atatürk'ün en sevdiği kitap olmasıyla Atatürkçüleri edebiyata daha doğrusu çalıkuşuna, edebiyat yahut Reşat Nuri, en doğrusu Çalıkuşu severleri Atatürke yakınlaştırmış bir eser olmuş, bilinirliğine bilinirlik katmış ve adını altın harflerle yazdırmış, pek çoklarının anlatımı ve anlattığı bakımından "naif" diye nitelendirdiği, dili kolay, sevilen bir kitaptır.
Biraz ne anlattığından dem vurmak gerekirse, Ana karakterimiz Feridenin çocukluğundan başlar kitap, dönemin eğitim sistemini, kız çocuklar üzerindeki sosyal baskıyı, o kız çocuklarının en aykırılarından biri olan Feride üzerinde nasıl tesir ettiğini görürüz en başlarda. Ayrıca kitabın başlarından itibaren kuzeni Kamran ile bir izdivacın mevzubahis olması, yine dönemin sosyal çevresini araya bir perde çekmeden yansıtan ögelerdendir bize. Dönemde, kızların aile dışındaki erkeklerle görüşmesi doğru