Kollarının altında kitaplar ve gözlerinde parlak bir geleceğin umudu olan genç erkek ve kadınlar şehrin ana sanayisinin bitmez tükenmez kaynaklarıydılar.
“Profesör, sizce Tanrı’nın varlığını ispatlamak mümkün mü?”
“Hayır, Sayın Başbakan. Tanrı’nın ne varlığını ne de yokluğunu ispatlayabiliriz. Sadece gizemi hisseder ve evren şeklinde kendisini gösteren nefes kesici plan karşısında hayrete düşeriz.”
"Öyleyse Tanrı'ya inanmıyorsunuz?"
"Incil'de bir şahıs olarak anlatılan tanrıya inanmıyorum, hayır."
"Maddeden başka bir şey olmadığını düşünüyorsunuz, öyle değil mi?"
"Hayır, kesinlikle var. Enerji ve maddenin arkasında bir şey olmalı."