Gerçekten yazar çok akıcı,1 haftada 3 kitabını okudum neredeyse, korku hissini öyle özgün bir şekilde işliyor ve öyle tekinsiz dünyalar kurguluyor ki gerçekten çok sevdim. Betimlemeler fizikselden çok hissiyatı almamıza dayalı, mesela bir karakterin saç rengini değil onun ne kadar alımlı olduğunu belirterek o boşluğu bize bırakıyor. Hikaye hiç de linear değil her an bambaşka bir noktaya evrilebilir gibi hisettiren, ufak hatanın bile başka birşeye mal olabileceğini bildiğimiz seçeneklerin yeni seçenekleri tetiklediği ve yaklaşmadan tahmin edilemez olan bir anlatımı var.Gereksiz cinsellik koyma istencinde olmasa kusursuz diye tanımlayabilirdim yazarı, ama oldukça niş bir alana yazdığından averaja da birşeyler sunmaya calismis diye yorumlanabilir
"Deri ölü hücrelerden örülürdü; dökülürdü, yenisi çıkardı ve o da dökülürdü. Oysa isim öyle miydi? Anıları çağıran bir büyüydü"
"Kış bile –ki en sert, en amansız mevsimdir–, şubat ağır ağır yaklaştıkça, kendisini yakında eritecek alevin hayalini kurar. Her şey zamanla yorulur ve kendinden kurtulmak için, bir karşıtlık aramaya başlar."