"Eskiden aşkta bir zarafet vardı, bir mahremiyet. Kaldı mı şimdi öyle bi'şey? Adamla tanış, üç gün sonra yatak... Atina'da böyle, İstanbul'da da... Böyle aşk mı olur be? Özleyeceksin, özleyeceksin ki bir değeri olsun."
"Yaşam bizim dışımızdadır, biz olmasak da akar kendi başına. Bazıları kader diyor bunun adına. Kader; kim bulmuşsa bu açıklamayı, iyi bir iş yapmış. Hakikat olup olmamasının bir anlamı yok, kader bizi rahatlatır, felaketlere göğüs germemizi sağlar, çıldırmaktan alıkoyar. Öyle ya, ilahi bir güç tarafından yazılmış kutsal bir senaryoya kim karşı çıkabilir ki? Hem karşı çıksa ne olacak? Kaderin değiştirebildiğimiz kısmı çok azdır, çoğunlukla o azgın nehrin ortasında ayakta kalmaya çalışırız. Zor iştir, ama çetin şartlar altında yaşadıkları halde dimdik durmayı başarmış insanlar da vardır. "
"Sahiden de lanetlenmiş gibiydi bu semt. Çekilen acılardan sonra uğursuz rüzgarların eksik olmadığı bir belde gibi. Şehrin dokusuna müdahale edilmişti, sadece bu binalara değil, insanların hayatına da."