Enerjimizi söküp almayan, tam aksine içimizi dolduran; başlangıcında beklenti, sonundaysa memnuniyet olan bir gün. Bizi büyüten durumların olduğu, büyümekten doğan umudun yeşerdiği, güzel insanlarla yapılan anlamlı konuşmaların çiçek açtığı bir gün. Hepsinden önemlisi bedenin keyif sürebildiği, zihnin kabullendiği bir gün.
Kendi yerimi, olanı ve olmayanı, akıntıda sürüklendiğim hayatımın şu döneminde; cümleleri, satırları, karakterleri, kaygıları ve kendi benzerliklerimle bana iyi gelen bir kitap oldu. Ben de umudumu iyiye yöneltmek, iyi bir günün iyi bir hayat olması temennisi ve yaşantısıyla kendi Hyunam Dong kitabevimi bulmak istiyorum...
Bu kitap kendini en güzel şu satırlarda ifade etmiş diye düşünüyorum:
"Kendi hızını ve yönünü bulan, düsüncelerle boğuşan, sarsılan, umutsuzluğa düşse de kendine inanıp bekleyen insanların hikâyelerini; çabalayıp toparlanmadıkça kendi benligimiz de dahil olmak üzere kendimizle ilgili birçok şeyi küçümser hale geldiğimiz bu dünyada, küçük çabalarımız, emeklerimiz ve istikrarımızı savunan bir hikâye. Daha iyisini yapmalısın diyerek kendimizi zorladığımız için günlük yaşamın neşesini yitiren bizleri sıcacık kucaklayan bir hikâye."