Planlı bir tesadüfün yarattığı heyelanların altında kaldı hayatlarım. Kaç kişiydim bir önemi kalmadı. Yediğim golde ofsayt varmış, yokmuş umrumda değil. Ben o topu nasıl tutamadım, ona yanıyorum.
Anne karnında karanlıktaki bebeğe denseydi ki: Dışarıda aydınlık bir dünya var, yüksek dağlar dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan... Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun... Doğmamış çocuk, bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için, hiç birine inanmayacaktır. Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi. İşte bu yüzden korkarız.