Yatay hayat, hayatın sadece satıhta kalan kısmı. Yatay hayat tek başına çok yüzeysel. Sınırlarını bilemesem de hayatın tamamı bundan çok daha fazlası olmalı. Bizi bulunduğumuz anını derinine götürecek bir dikey hayat olmadan yaşanılan hayat, yaşamaya değer mi?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Halbuki Feraye'nin istediği onu hem aşağı çeken, hem de her yandan kuşatan, hızını kesen bu zincirler olmadan havaya süzülmek, semada uçmak, bir an bulutların üstüne çıkıp sonraki an bir okyanusun üzerine inmek, ne yana istese sorunsuz varmak, elini kolunu bağlayan, onu sınırlara hapseden vücudunun engelleri olmadan, özgürce hareket edebilmekti. Peki, ondan başka hiç kimse nasıl oluyor da bir vücutla çepeçevre kuşatılmış olmaktan şikayetçi görünmüyordu?
Feraye'nin içinde bir şey kırıldı; sessiz, şangırtısız, kendisinden başka kimseye çarpmadan, görünmeden yere düştü, orada paramparça oldu. Feraye o kırıkları bir daha hiç toparlayamayacağını duydu içinde.