Gözlerimizde gecenin yıldızları, kamp ateşlerinin parıldayan korları, bacaklarımızda bir ritm, uygun adım ve ruhumuzda dinmek bilmeyen özlemi uzakların.
Hüzün. Güz gelince aklıma ilk gelen sözcük budur çünkü yazın sona erdiğini, gündüzlerin giderek kısalacağını ve buzul çağdaki kirpilerin büyülü dünyasında yaşamadığımızı fark ederiz: Kimse başkalarının açtığı yaralara katlanmaz.
Bir yandan hayatımda bir şeylerin değişeceğinden korkuyorum, diğer yandan ise değişik bir şeyler yaşamayı arzuluyorum. Düşüncelerim kendilerini tekrarlıyor, artık hiçbir şeye hâkim olamıyorum.
Herhalde bazı insanlar yıllarını farkına bile varmadıkları baskıyı içlerinde büyüterek geçirirler, ta ki günlerden bir gün alakasız bir saçmalıktan dolayı kendilerini kaybedene dek.