Patakute

Patakute
@Pattakutte
Felsefe Bıkkını. Neyse o! Hazzı mukabili, cahiliye gömü hizmeti.
127 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Özgür İrade, Şirk vs
Bora
Bora
Son Vahye göre, yaşam bir sınavdır, özgür irademiz vardır ve sonuç bizim seçimlerimize bağlıdır. Şeytan ve ortakları kollektif şti ise sınırlı yetileriyle bahsettiklerinizin tam tersini
Din

Bora

@neutrinora
·
Yaşamın bir sınav olduğuna, burada özgür irademiz olduğuna ve sınavın sonucunu değiştirebileceğimize inanmamız, tam da şeytanın pazarlayacağı türden bir "kadere ve tanrının mutlak iradesine" şirk koşturma aldatmacası değil midir oysa...
Duygu ve Düşünce
Detaylı inceleyip yorum yazacağım, şuan pek vaktim yok kısaca baktım. Fakat bu post daha çok edebi bir posttu, zira şeytanın varlığı ancak özgür irade varsa bir anlam ifade eder. Dolayısıyla, yazdıklarımın yanlışlığına ikna etmek için yazdıysan, gereksiz açıklayıcı ve uzun olmuş... dolayısıyla, ben daha çok yardımcı olmak amacıyla (diğer özgür irade konusundaki ciddi gönderilerim dolayısıyla) yazdığını varsayarak, ciddi ciddi okuyup düşüneceğim. Saygılar.
Son cümlenizdeki varsayımınız üzereyiz.
Reklam
Kaybetmek, çoğu zaman bir sonuçtan ziyade bir süreçtir. İnsan, yalnızca sona ulaştığında değil, yol boyunca da kaybedebilir: bir inancı, bir umudu, bir yoldaşı... Ancak bu kayıplar çoğu
Son satıra kadar okuduğumu belirtmek için yorum yazıyorum 😎😅
Önceki 4 yanıtı göster
cemo
cemo
Yazdığınız metin, sorumuza olsun yanıt verebileceğinizi düşündürecek kadar çıtayı yüksek tutmamamız gerektiğini bağırmıyor değildi.
1 yanıtı göster
Senden şefaat isterim
Şiir
"Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım (Levlake)" sözde rivayeti, üzerinde ihtilaf bulunmayan bir uydurmadır. Nuru Muhammedi, iftirası Mecusilikten vd alınma bir başka Tasavvuf dini hadsizliğidir. Allah Rasulunu adeta yardımcı ilah atama girişimidir. Şefaatin tamamı Yaradan'a aittir (Zümer 44). O'ndan başkasından şefaat istemek hem bidat hem şirktir. Hz.Peygamber'in şefaati Yaradan'ın bildirdiği ve razı oldukları kişileredir. Son Vahiy'de hiçbir yerde "habibim" yoktur. Rabbimiz böyle bir hitapta bulunmamıştır. Yaradan'ın bildirdiği dine göre, alıntıladığınız metin, güzergahı ateş olan Tasavvuf treni tek yönlü biletidir.
Vehhâbîlerde Bidat
Vehhâbîler , Delaîl-i Hayrat, makam ile ezan okumak, mübarek gecelerde ibadet etmek, sakal-ı şerif ve hırka-ı şerif ziyaretleri yapmak, tesbih çekmek ve mevlit merasimleri icra etmeyi de bidat ve şirk kabul edip, yasaklamışlardır.
Alıntı
Bid'at ehlisiniz sizler,ve bizler sizlerden beriyiz. Vallahi istediğiniz kadar vahhabi diyin umrumuzda değil. Biz Selefin Salihin menhecini takip ediyoruz,elhamdülillah bu yolda olanlara. Bu yolda olanlara iftiralar atılmış,hor görülmüşler,zindanlara atılmışlardır.Bizler bu imtihanlara tâbi olduğumuz için hamdolsun.O kutlu insanların yolu ne güzeldir. Lakin bidatçıların kalpleri ve zihinleri mühürlü. Allah Resûlu ve sahabelerin,tabiin'in, tebe tabiin'in bunları yağtığına dair delilini getirin. Biz uyarıp cehennem ateşinden sizi kurtarmak isteyip bid'atleri anlatınca Vahhabi oluyoruz. İki kelam bilen fetva /reddiye veriyor gülünç bu. “Dinlerinin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inan­ mayan, onu parça parça edenler, bölük bölük olanlar­ la senin hiç bir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Allah dünyada yaptıklarını onlara âhirette soracaktır.” (Enam Sûresi: 159). Bu âyeti-i kerimenin anlamını açıklarken Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu: — Bir kimsenin günahı olursa, ona tevbe etmek dü­şer. Fakat bid’at sahihleri için tevbe yoktur. Ben onlar­dan bizârım. Onlar benden bizârdır. Yoldan saptıran en şerli şeyler, dinde sonradan çıkartılan şeylerdir. (Din adına başlı başına bir ibadet olması amacıyla) dinde sonradan çıkartılan her şey bid’attir. Her bid’at sapkınlıktır. Ve hiç şüphesiz ki, her sapkınlık azaba mustehaktır.
Önceki 2 yanıtı göster
Hêvî
Hêvî
Amin, tüm müminlerden.
Farz derken?
"Hoşunuza gitmese de savaş size FARZ kılındı." Bakara 216
Din
SİKLOPENTANOPERHİDROFENANTREN
SİKLOPENTANOPERHİDROFENANTREN
Hayır. Ne "farz-ı ayn" ne de "farz-ı kifaye" Anlaşılan çoğumuz için "farz-ı hikaye"