Ezeli düşmanlardan gelip geçici rakiplere dek en hoşlanmadığımız insanlar aslında bizi en çok seven, bizi o kadar çok seven ki öfkemize, aşağılamamıza, kibrimize katlananlarsa ya, diye sorup durdum.
Bu zamansız zamanda, zamanın bir ölçü birimi olarak bir süre nasıl da anlamsızlaştığı, mesafenin de öyle, bir de geldiğimiz yer ile sonunda vardığımız yer arasında, kendimiz sandığımız kişi ile sonunda olduğumuz kişi arasında katettiğimiz mesafeler.