Halit Ziya Uşaklıgil'in okuduğum ikinci romanı, ilki tabiki Aşkı Memnu idi. Bihter'in hikayesini de bu kadar derin ve betimleyici yazmasını isterdim, kitabı okuyunca çok yüzeysel kaldığını düşünmüştüm duygu olarak. Ama Kırık Hayat'lar tam tersi. Her şey o kadar güzel tasvir ediliyor ki sanki o yeni beyaz evin bir köşesinde yaşananları izliyormuş gibi ya da onlardan biri gibi olay sizi içine çekiyor.
Ama,
Müsaadenizle Ömer Behiç' e biraz sinirleneceğim. Evlilik, aile, sadakat timsali Ömer Behiç Bey neler yaptın böyle? Ve tüm yaptıklarına rağmen nasıl da savundu sonuna kadar kendini. Uzun zaman sonra bir kitap karekterine bu kadar sinirlendim. Hatta bu sinirim kitabı hemen bitirmeme bile sebep olmuş olabilir.
Kitaptaki o dönemim kadınlarının çekmek, katlanmak, "dayanmak" zorunda oldukları şeyler ayrı üzdü beni.