Ona üniversite sınavına yalnız girdiğimi, herkesin bir bekleyeni varken beni kimsenin beklemedigini anlatırken bir gün, “Sen kaç net yapmıştın peki?” diye sordu. O an anlatmayı kestim. Kabul etmeliydim; kocam benim bugünümle ilgiliydi, oysa ben dünden bugüne hiç gelemeyecektim.
Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
“Sen benim annemsin, canımı senden aldım. Sen beni büyüten varlıksın, sevmeyi senden öğrendim. Ama hayat kötü davrandı sana, çok sevdiğin kralını elinden aldı. Çektiğin acı, içindeki sevgiyi boğdu, kötülüğü armağan etti sana.”