“Büyü Dükkanı’ndan alacağınız şeyler artık sizin olur ve yaşam boyu sizinle kalır. Yardım, geçici olarak başkalarından aldığınız ve hiçbir zaman size ait olamayan bir şeydir. Ama bu ikilemden kurtulmanıza yardım edecek, şu anda sahip olmadığınız bir şeyi buradan isteyebilirsiniz.”
Kimseyi yolundan çeviremezsin. Saygı duyman gerekir. Müdahale edemezsin.
Bir kere bak, “Kurtarırdım” derkenki kibri fark ediyor musun? Yanlış anlama… Ben ondan daha iyi bir yerdeyim, ben onu oradan çekip çıkarırım, diyorsun. Müdahale ederim ve düzeltirim diyorsun. Yapamazsın. Senin gücün buna yetmez. Senin gücün bir tek kendi sınavına yeter. Kendi yolunda yürümeye yeter. Başkasının yolunda sadece izin verildiği kadar yürüyebilirsin. Hem nereden biliyorsun, müdahalenin doğru olduğunu? Olan olmuş. Sen olmuş olanı beğenmiyorsun, kendi yorumunla değiştirmek istiyorsun.
“Acaba” ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgııyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar…