Geçmiş ve geleceği birbirinden ayıran tek çizgi, içinde bulunduğumuz andı ve biz, çizginin kendisinden çok , onun birbirinden ayırdıklarıyla ilgileniyorduk. Belkide hep o çizginin üzerinde durduğumuz için, o bizden bir parça gibi oluyordu. Oysa geçmiş, uğurladığımız bir misafir, gelecek ise henüz tanımadığız bir yabancıya benziyordu. İkisi de bizden değildi. Bizden olmayanlar ise dikkatimizi her zaman daha fazla çekmişlerdi.