Gözden geçirdiğimiz vesikalara göre, 1840 yılından 1850
tarihine kadar bu tahrikâtın yine en faal olanı, Sırbistan, Ro
manya ve Besarabya’da yerleşmiş, yahut o taraflardaki ihtilâlcilerle
münasebete
girmiş bulunan bulgar komitecilerinin tahrikâtıdır.
Burada şuna da işaret edelim ki Bulgarların istiklâl faaliyetlerinde
millî maarif hazırlıkları, isyan komiteleri gibi mühim hareketler
umumiyetle Memleketeyn’de teşkilâtlandırılmış olmakla beraber,
Sırbıstanda çalışan komitecilerin de, bilhassa Garbı Bulgaristanda
görülen isyan hareketlerinde, büyük rolleri olmuştur.
En büyük tahrikât yine bizzat bulgar komitacıları tarafından
gelmekle beraber Rusyanın bu tarihlere duğru Balkanlarda ajanları
vasıtasile faal surette tahrikâta giriştiğini gösteren deliller de vardır.
Fakat Rusların tesirini yalnız, ajanları vasıtasiyle yaptığı tahrikâta
hasretmek doğru değildir. Çarlığın ananevî Ortodoksluk siyaseti,
Osmanlı devleti ile yaptığı Balkan harpleri, Romanya, Yunanistan
Sırbistan üzerindeki himaye teşebbüsleri, mütemadi müdahaleleri,
Bulgarlar için daha az tesirli bir teşvik ve tahrik kaynağı olmu
yordu. Daha 1807 de, Rus orduları Balkanlara doğru ilerlerken,
yukarda kendisinden bahsettiğimiz bulgar millî mübeşşirlerinden
Vraça peskoposu Sofroni, Bulgaristan’ın kurtarılması için Çar’dan
imdat dilemekte idi.