Carl gustav jung a göre insan zihni, onun evrimi tarafından biçimlendirilmiştir. Dolayısıyla bireyin varoluşu onun geçmişiyle de bağlantılıdır. Bu bağlantı yalnızca kişisel geçmişini değil, kendi türünün geçmişini, hatta insanlığın evrimini de içerir. Kişisel bilinçdışının içeriği, daha önce bilinçte varolmuş yaşantılardan oluşur. Kolektif bilinçdışının içeriği ise insanın yaşam süresinde, bilincinde yaşanmamıştır. Kolektif bilinçdışı Jung un arketip adını verdiği imgelerden oluşur. Bu imgeler insana atalarından aktarılırlar. Yalnız insanlık tarihinin değil, insan öncesi evrimin de ürünüdürler. Arketipler, insanın vaktiyle atalarının geliştirmiş olduğu tepkilere benzer eğilimler göstermesinin kaynağını oluşturur.
Narsistik kişi çocuklarını da kendi yansımaları olarak görme eğilimindedir. Çocuğunu nefret ettiği gerçek beninin yansıması gibi görüp ona saldırabilir ; sahte beninin kusursuzluk ve görkemli beklentilerini ona yansıtabilir ; kendisine ısmarlayıp da gerçekleştirememiş olduğu bir yaşamı onun şahsında yaşamaya ya da gerçekleştirmeye çalışabilir. Böylece geleceğin narsistik kişisini de ısmarlamış olur.
Sorumluluk kendimize olan sorumluluğumuzdur. İnsanın kendine yönelik en büyük sorumsuzluk biçimi , diğer olaylara ve onlara ilişkin sorumlulukları, önüne çıkıverdikçe ve kayıtsızca kabul etmesidir.