İşte anahtar kelime bu ;hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.
Zaten insanın kaderini bilmesinden daha korkunç ne olabilir? Herkes öleceği günü saati bilseydi, geriye sayım ne kadar zor olurdu, düşünsenize. Geçen her dakikayı bir tabut çivisi gibi algılamaz mıydık? Açıkça yanıt vermek bile insanı ürkütüyor değil mi?
Korkmak ya da çekinmek değildir saygı; sözcüğün köküne göre (Latince, respicere: bakmak) bir insanı olduğu gibi görebilmek, onun kendine özgü bireyselliğini fark edebilmektir. Bu anlamıyla saygı, kişinin çıkar için kullanılamayacağını gösterir. Sevdiğim kişinin büyüyüp gelişmesinin kendi yararına, kendine göre olmasını isterim, bana yararı dokunsun diye değil.