Milena Hanım

Milena Hanım
8/10
·144 syf.·
Beğendi
·
2017 52. kitabı
Bu kitap bir nevi derleme. Önsöz kısmında da bu konuya detaylı orak değinilmis. Kitap dört ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde , Tolstoy'un hadisleri derleyerek olusturdugu kitabına yer veriliyor. Kitabın orijinal adı " Muhamedd'in Kur'an'a Girmemiş Hadisleri". Bu hadis kitapçığı yazıldığı zaman diliminde bu isimle basılmış. Ancak kitap derlenirken bu isim metodolojik olarak hatali bulundugu için "Hz. Muhammed" olarak degistirilmis. Bu bölümde toplam doksan üc hadis yer alıyor ; ancak bunlardan yirmi üçünün kaynağına ulaşılamamış. Yani muallakta olan hadisler var. Kitabın reklamında kullanılan "gizlenen" ifadesi aslında bu kısmı kapsıyor. İşin gerçeği gizlenmemis de. Tolstoy inanç ve tanrı arayışı içindeyken hadisler ile tanışıyor. Hz Muhammed' e hayranlık besliyor ve bu hadisleri derleyerek kitaplaştırıyor. Zamanında bu kitabın basımı da yapılıyor ancak geniş kitlelere yayılması önlenmeye çalışıldığı iddiası var. Çünkü Tolstoy halkı üzerinde büyük bir etkiye sahip ve onun İslam'a olumlu bakışı bir çok kişinin müslüman olmasına neden olur diye düşünülüyor. Lakin bu fikirler delillerle kesinlestirilmedigi için yorumdan ibaret kalıyor. Kitabın 2. Kısmında ise Tolstoy ve Yelena Vekilova adlı bir kadının birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Bu kadının kendisi Hristiyan ancak müslüman bir adamla evli.Çocukları Hristiyan olarak yetişiyor ancak yetişkin yaşlarına geldiklerinde İslamiyete daha yatkın oldukları kanaatine variyorlar. Dönemin Rusyası'nda çocukların kendi halkının huzuru için İslam'i kabul etmek istemeleri halinde ; anne-baba farklı bir dine mensup olsa dahi cocuklarının din değistirmeleri konusunda baskı yapamazmış. Yelena Vekilova da bu düşünceden hareketle durumu Tolstoy' a bildirip , çocuklarının kimliklerine hangi dini yazdırmasının daha
Din
Hazreti MuhammedLev Tolstoy · Çalıkuşu Yayınları · 20225,6bin okunma
Reklam
10/10
·256 syf.·
Beğendi
·
2017 59. kitabı
Edebiyat severlere tavsiye edeceğim harika bir deneme kitabı. Nazan Bekiroğlu üslubunu bilenler bilir kendine hastır. Çetrefilli bir tarzı vardır. Kelimeleri ahenkle dans ettirir adeta. Kavramlar, yazarlar, filmler, eserler üzerine dopdolu bilgiler içeren ; ancak bilgilerin kuru kuruya verilmediği, cümleler, paragraflar içine sindirildiği okuması keyifli sayfalar... Oturup bir nefeste okumayin. Yavaş yavaş , hergün birkaç deneme okumak daha keyifli. Bir kitapta hem bilgi bulmak hem de ondan şiirsel bir tat almak, ikisini bir arada sunan harika bir çalışma olmuş. Yazarın kalemine ve ruhuna sağlık. Zira o naif ruhunun kelimelere yansıdığı aşikar.
Edebiyat
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,613 okunma
10/10
·268 syf.·
Beğendi
·
2017 1. kitabı
Sabahattin Ali'nin engin düşüncelerini etkili kalemiyle konuşturduğu eser. Şunu itiraf etmeliyim ki bu kitap Kürk Mantolu Madonna'ya gore çok daha iyi. Olay örgüsünün sizi icine çekmesi bir yana ,karakterlerin iç hesaplasmalarını öyle güzel aktarıyor ki yazar, bir anda Ömer oluveriyorsunuz. Ona hak verir halde bulurken kendinizi bir anda Macide oluyor onun hislerini paylaşıyorsunuz. "Aslında hepimiz biraz Ömer değil miyiz?" diye sormadan edemiyorsunuz okurken. Kitap okurken etkilendiğini cümlelerin altını çizmekten hoşlanıyorsanız elinizden kalem düşüremeyeceksiniz. Hatta bu cümleleri unutmamalıyım diye not etmek isteyeceksiniz. Kitaptan birkaç alıntı aktarayım ki ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın: "Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir İrademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsünü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımız şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhittin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?" "Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri, korkuları, ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi? Halbuki bütün arkadaşlarının gözünde sanki sihirli bir gözlük vardı ve onların kendilerini görmelerine mani oluyordu. Bu kadar ahmakça bir körlüğe başka türlü mana verilimezdi." " Macide etrafındakilerde hoşuna gitmeyen herhangi bir şey gördüğü zaman aklına ilk olarak: ' Acaba ben de aynı şeyi yapıyor muyum?' düşüncesi gelirdi. " "Herkes ne diyecek?.. Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki...Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı manasız bir hale sokmaktan başka ne
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma