Uzun zamandır bir yasın kenarında bekleyen biri olarak, “yas günlüğü” kimsenin anlamadığı duygularıma alt yazı oldu. Yakın bir kayıp yaşayan insanların bu zamanı yönetme biçimi kişiden kişiye daha doğrusu ölenle kurulan bağa göre değişse de ölümün alma gücü karşısında hükmen yenik olan herkes bir şekilde tökezliyor, hem de ne tökezlemek… bittabi yaşamadan bu kitabı okumanın çok kalıcı bir iz bırakacağını düşünmüyorum . Ama bir yas sürecinde içimizdeki duyguları nereye koyacağımızı bilemezken bize inanılmaz yardımcı oluyor.