Anlatılabilenler anlatılmıştır zaten, daha fazla anlatılacak bir şey kalmamıştır. Olmuşla, olacakla çok da ortak yanı yoktur. Kendi yaşamlarını yaşarlar. Ama sonsuza kadar donup kalmazlar, olandan ve olacak olandan olabildiğince uzağa giderek sürekli gelişirler, dağılırlar. Belki de bu biçimde gerçeğe yakınlaşırlar, kim bilir? Biraz daha derin düşünmeye çalışın, hiçbir şeyle lekelenmemiş aklınıza gelen ilk düşünceyle dünyaya tekrar yaklaşmaya çalışın. Ancak o zaman kabul edeceksiniz ki anlatılacaklar değil, asıl anlatılanlar neyin nasıl olduğunu veya olacağını şekillendirir ve hiçliğe ya da canlanmaya mecbur kılar. Sadece anlatılabilende ebedilik vardır. Biz anlatılanlarda yaşıyoruz. Dünya anlatılanlardan ibaret. Bunun için yaşamak gittikçe daha zor oluyor. Belki bizi biz yapan rüyalarımız. Belki de sadece rüyalar bizim…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yanlış anlamış olmayayım sizi? Aynı şeyden söz etmediğimiz kesin. Aynı şeyden mi söz ediyoruz? Eğer öyleyse neden şimdi çıktınız ortaya? Neden o zaman değil? Başka fırsatlar da vardı. O kadar numara yapmak zorunda kalmazdım. Bütün hayatımız boyunca yaşamak için numara yaptığımız gerçek. Numara yapmadığımız bir an bile yok. Kendi kendimize bile numara yaparız. Sonunda öyle bir an gelir ki artık numara yapmak istemeyiz. Kendimizden yorulmuşuzdur. Dünyadan, insanlardan değil, kendi kendimizden.”
Düşten mi yoksa gülüşten mi başlamıştı? Neyse, bir şey değil, öylesine düşünüyorum bazen. Bakıyorum da şaştınız. Şaşmanıza şaşmıyorum, çünkü bu beni de şaşırtıyor, neden mi hiçbir başlangıç aramıyorum? Esasen, nasıl başladığını bilemememden. Zaten bir başlangıç var mı ki acaba? İnsan doğar ama bu onun başlangıç olduğu anlamına gelmez. Herhangi bir başlangıç olsaydı devamı da olurdu ama hiçbir şey devam etmez. Günler birbirinin devamı değildir, birbirlerinin üstüne gelirler. Haftalar gibi aylar, yıllar tek sıra halinde değil de ordu gücüyle çökerler.”