Bu Cengiz Aytmotov’un okuduğum 3. Kitabı. Eserin konusuna kısaca değinecek olursak; Kahramanımız Yedigey’in yakın dostu Kazangap’ın ölümüyle başlayan cenaze töreni süresince hayatı ve yaşadıklarını sorguladığı kendi bilincinde gerçekleşen süreci anlatır. Yazarımız bu hazırlık sürecini (1 günü) Yedigey’in geçmiş hatıralarıyla 413 sayfada okuyucu hiç sıkmadan yaşanan birçok anılarla anlatıyor. Olaylar sarı-özek boranlı kasabasında yaşayan bir makinist olan Yedigey’in ağzından anlatılıyor. Cengiz aytmanyov’un çoğu eserinde olduğu gibi bu eserinde de savaş teması ve savaş nedeniyle babasını kaybeden bir çocuğun yaşadıklarını fazlasıyla hissediyoruz. Bunun sebebini yazarımızın kendi çocukluğunda babasını savaşta kaybetmesi ve babasız büyümesinden dolayı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca romanda fantastik diyebileceğimiz bölümlere de yer verilmiştir. Boranlı istasyonu yakınlarında gizli bir uzay üstü de mevcuttur. Ve bu uzay üssünde “orman göğüslüler “adını verdikleri yeni bir gezegen keşfederler. Araştırma için giden iki astronot oradaki uzaylılarla iletişime geçerek onların gezegenine giderler ve dünyaya uzaylılar hakkında bilgi verirler. Yazarın konudan konuya atlaması, bir geçmişten bir gelecekten bahsetmesi, bir boranlıda yaşananlar bir uzaylılardan gelen yeni bilgileri anlatması gibi karmaşık bir anlatımı olsa da dili asla okuyucu yormuyor. Aksine daha da ilgi çekici hale getiriyor. Gelelim eleşiri kısmına; öncelikle uzaylılarla ilgili olan kısım çok ilgi çekici olsada ileri sayfalarda kahramanın yaşantısıyla bir olay örgüsünde birleştirmesini bekledim ama öyle olmadı. Yani kitabın sonunda evet ilgi çekiciydi ama yazar neden fantastik bir anlatıma gerek duymuş ki dedim kendi kendime. 2. Eleştirim de; Yedigey’in evli ve çocukları olmasına rağmen komşuları olan Zarife