Bazen bazı kitaplar resmen gökten üzerime düşüyor gibi, o anki moduma uygun oluyor. Kitabın neden bahsettiğini bilmeden okumaya başlıyorum ve o kitap bana sanki ayna tutuyor gibi hissediyorum. Düşünün ki seçim zamanı neden bahsettiğini bilmeden “Dinle Küçük Adam” okumuş insanım ben
Hyunam-Dong Kitabevi ise beyaz yakalılığa çokça saydırdığım ve yer yer varoluş bunalımına sürüklendiğim şu zamanlarda 3 kişilik mini kitap klübümüzün ilk kitabı olarak arkadaşım tarafından önerildi. O kadar iyi geldi ki!
Okuması çok kolay, akıyor diyebilirim. O kadar dingin bir tarzı var ki, okurken huzur buldum resmen. İçinde ilişkilere, hayata, mutluluk arayışına, iş hayatına dair sohbetler var ama hayatın doğal akışında gerçekleştiği için ders verir gibi göze sokulmuyor.
Bir yandan hem kitabevi sahibesi Youngju hem de çevresindeki insanların mutluluk arayışındaki karakter gelişimine şahit olmak hoşuma gitti, hem de onlar sohbet ederken kendi hayatımı düşünürken buldum kendimi.
Edebiyatı/ kitapları sığınak olarak kullandığım için hayatı kitaplar çevresinde şekil alan karakterleri okumak çok hoştu ve sadeliğiyle içimi resmen bir huzur kapladı. Hiç söylenmemiş dahiyane fikirler ortaya atılmış diyemem tabii ama kitap dinginliğiyle resmen bana iyi geldi, bu da sevmek için bence güzel bir gerekçe. 10 üzerinden 9 verdim sana ey kitap! ️️️️️️️️️ Bir de gerçekten çok iyi çeviri, Nilay Özeser çevirmiş
Not: Kitapta ara ara değinilen, mutlu bir yaşam için çevremizde mutlu olacağımız bireylerin olması gerektiğine dem vuran satırlara istinaden, en son fotoya hayatımı güzelleştiren bir kadının tüylü elini salıyorum
#hyunamdongkitabevi #nilayözeser #hwangboreum #athica #athicabooks #okudumbitti #kitaptavsiyesi