Rüm U

Rüm U
"Işığın savaşçısı, kimsenin aptal olmadığını ve ne kadar uzun sürerse sürsün hayatın herkesi eğittiğini bilir."
Sabitlenmiş gönderi
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Sayfa 41·Kitabı okudu
Felsefe
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Demokrasi, siyasal iktidarın kaynağının grup değil, birey olduğunu açıkça ilan eder. İslamiyet ise, bütün teokrasiler gibi, iktidarın meşru kaynağı kabul edilen ve homojen olduğu varsayılan ümmet’i temel alır. Müslüman toplumun amacı, bireyin mutluluğu değil, ümmet'in varlığının sürdürülmesidir.
Sayfa 111·Kitabı okudu
"ideal kadın"ı itaatkâr bir zevce, erkeğin yardımcısı olarak tanımlıyordu. Kadına evlilik içinde merkezi bir rol veriyor, ancak bu, ne kamusal alanda ne de ailede erkeğin üstünlüğünün en ufak bir şekilde sorgulanmasına yol açıyordu. Kadının, doğası itibariyle eve ve aileye dönük olduğu kabul ediliyordu.
Erkeğin üstünlüğünün kadının aşağılığı anlamına gelmediği savunulsa bile (aynı görüş, üstelik aşağı yukan aynı formülasyonla bugünkü İslamcı çevreler tarafından hararetle öne sürülmektedir), kadın ile erkeğin farklı eylem alanları bulunduğu/olması gerektiği fikri, kadınlara farklı muamele edilmesi gerektiği fikri; kadınlann, egemen ve evrensel olarak tanımlanmış erkek öznelere göre ikincil konumda olmalanmn onaylanmasına hizmet ediyordu. Bu söylem, ister Protestan köktendinciliği, isterse İslami yeniden canlanma bağlamında ileri sürülsün, bugün de aynı amaca hizmet etmektedir.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Kültürel ve tarihsel mirasları nedeniyle dünyaya farklı bir gözle bakan, bu farklı bakışı farklı dillerle ifade eden "başkalarıyla" çevrili olabiliriz. Ama bir köktendinci için böyle bir dünya, kargaşadan ve kaostan başka bir şey değildir
Sayfa 171·Kitabı okudu