Peki bugün dünyanın uzak köşelerinde yaşayan modern toplayıcıları hatırladınız mı? Taş Devri toplayıcılarının nelere inandıklarını araştırmak için modern toplayıcılarla konuşmak faydalı olabilir. Bu toplayıcıların çoğunun, güçlü tanrılara inanmadığından neredeyse eminiz ama hayvanların, ağaçların hatta taşların bile konuştuğunu ve dünyanın hayalet ve ruhlarla dolu olduğunu düşünüyorlar. Böylece bilim insanları hem bugünün hem de Taş Devri’nin avcı-toplayıcı toplumlarındaki yetişkinlerin ve çocukların, genellikle ağaç ve hayvanlarla konuşabildiklerine inandıkları sonucuna vardılar.
Güney Hindistan’da yaşayan Nayaka insanları, modern toplayıcılara iyi bir örnektir. Bir Nayaka ormanda kaplan, yılan veya fil gibi tehlikeli bir hayvanla karşılaştığında, hayvana, “İkimiz de bu ormanda yaşıyoruz. Sen buraya yemek için geldin, bense kökleri ve yumruları toplamak için. Amacım seni incitmek değil, lütfen sen de bana zarar verme,” diyebiliyor.
Bir gün bir Nayaka, “daima yalnız yürüyen fil” ismini verdikleri bir erkek fil tarafından öldürülmüştü. Hint hükümetinden yetkililer bölgeye gelip fili yakalamaya çalıştılar ama Nayaka kabilesi, yetkililere yardım etmeyi reddetti. Filin böyle vahşi davranmak için geçerli sebepleri olduğunu söylediler. Anlattıklarına göre, filin ormanda sürekli birlikte dolaştığı çok yakın bir arkadaşı, başka bir erkek fil vardı. Günün birinde kötü bir insan geldi ve arkadaşını vurup öldürdü. “Daima yalnız yürüyen fil” o zamandan sonra çok yalnız kaldı ve insanlara olan öfkesi dinmedi. “Arkadaşınız sizin de elinizden alınsa ne hissederdiniz?” diye soruyordu Nayaka insanları. “İşte bu fil de aynen öyle hissediyor. Bu iki fil, bazen akşamları ayrılıp kendi yollarına giderdi ama sabah olunca mutlaka buluşurlardı. O korkunç günde fil, dostunun yere nasıl