Avrupa’da 14. ve 15. yüzyıllardaki önemli bir dönüm noktası, Kara Veba’yla bağlantılı büyük nüfus kayıplarıydı. Altıncı Bölüm’de gördüğümüz gibi feodal düzen, İngiltere’de devlet ve toplum arasındaki dengeyi tamamen bozamamış olsa da, Avrupa’nın pek çok yerinde seçkinlere köylülerin ve toplumun denetimi konusunda önemli bir avantaj sağlıyordu. Giderek azalan nüfus ve artan emek kıtlığı sonucunda toplumun cesaretinin artmasıyla feodal seçkinlerin vergi toplama ve serflere zorunlu çalışma dayatma güçleri giderek zayıfladı. Serfler zorunlu hizmetlerinin azaltılmasını istediler ve emek hareketliliği üzerindeki feodal sınırlamalara rağmen, derebeyliklerini terk etmeye başladılar. Bizim çerçevemizde bu değişim toplumun gücündeki artışa karşılık gelir. Batı Avrupa’nın birçok bölgesinde bunun sonucu devlet ile seçkinlerin toplum üzerindeki despotik denetimlerinin daha da azalmasıydı. Bu koridor içinde önemli bir adımdı.