Pergen Han

Şevardnadze’nin iktisadi etkisi de kesinlikle olumsuzdu. Bunun birçok nedeni vardı: tekeller ve yeni getirilen düzenlemeler üretim için gerekli olan motivasyonu ve fırsatları ciddi ölçüde caydırıyordu. Şevardnadze her şeyi büyük bir gizlilikle ve öngörülmesi imkânsız bir şekilde yürütüyordu. Bu iktisadi düzensizliğin amacı herkesi belirsizlik içinde tutmaktı. Bugün güzel bir tekeli ele geçirerek bakan olabilirdiniz ama yarın Şevardnadze fikrini değiştirerek elinizdekini alabilirdi. Tek yol herkesin başkana tam sadakatiydi. Bu düzen iyi çalıştığı için Şevardnadze tam on yıl boyunca iktidarda kalmayı başardı. Fakat belirsizlik ve öngörülemezlik yatırım için korkunç bir caydırıcılık yarattı.
Reklam
Şevardnadze’nin böyle davranmasının en büyük sebebi, bu bölümde ve bir öncekinde gördüğümüz diğer devlet inşacılarından daha zayıf bir konumda olmasıydı. Çete liderlerini kurnazca tasfiye ettikten sonra bile Gürcistan’da güçlü bölgesel odaklarla karşılaşmaya devam etti. Yetkin bir devlet inşa etmekten ziyade iktidara tutunmaya çalışıyordu. Bunu yapma yolu da güçlü çıkar gruplarını refah dağıtma yoluyla yumuşatarak sürece katmaktı (ya da en azından rüşvet dağıtarak). Gelişmekte olan ülkelerde yolsuzluk yaygındır. Kamu görevlilerine rüşvet veren maşrutka sürücüleri de çok rastlanılan bir durumdur. Fakat Gürcistan’da yaşanan şey bu tür yolsuzluktan biraz farklıydı. Şevardnadze, sürücülerin yasayı ihlal etmek zorunda oldukları bir sistem yaratmıştı ve polis için ağacın alt dalında asılı meyve haline gelmişlerdi. Yasa ihlalini kaçınılmaz hale getirerek yolsuzluğu teşvik eden bir sistem kurdu. Bunun asıl nedeni de yasayı sürekli çiğnemekten suçlu durumuna düşen toplumu böylelikle denetim altına almaktı. Yasanın uygulanmasını bugün rüşvet vererek engelleyebilirdiniz ama devlet herhangi bir zaman peşinize düşebilirdi. Üstelik, aynı düzenek bir başka potansiyel güç odağı olan kamu görevlilerini de denetim altına alıyordu. Ne de olsa rüşvet almak suçtu ve eğer devlet isterse onların da peşine düşebilirdi. Şevardnadze “düşük seviyede yolsuzluk” ve “yüksek düzeyde yolsuzluk” diye adlandırabileceğimiz karmaşık iki sistemi bütünleştirmişti. Üst düzey seçkinler, parlamento üyeleri ve kıdemli kamu görevlileri bir grup haline getirildiler. Bu kişilerin Şevardnadze rejiminden çıkarları olması sağlandı. Devletin elde ettiği, özellikle de uluslararası bağışçılardan gelen kaynakları onlarla paylaşıyordu. Fakat bu gelirlerden yararlanmaları Şevardnadze’nin iktidarda kalmasına bağlıydı. Bu
Aslında bu tedbirler ve binlerce benzeri hiçbir zaman uygulanmak niyetiyle getirilmemişti. Kimse maşrutka sürücülerinin her gün muayene olmasını beklemiyordu. Zaten olmadılar da. Fakat Gürcistan devleti böyle bir kural yaratarak bütün maşrutka sürücülerini yasal takibat altına almak için bir bahane yaratmış oluyordu. Bundan kaçınmak isteyen sürücülerin rüşvet vermeleri gerekiyordu.
2012’de Çin’in en zengin 1.000 kişisinin 160’ı Komünist Parti Kongre üyesiydi. Servetlerinin toplamı 221 milyar dolardı ve bu ABD’deki üç erkteki en üst düzey 660 kamu görevlisinin servetlerinin toplamından 20 kat fazlaydı.
Bu ayrımcı normların son derece çirkin yansımalarından biri, güneş battıktan sonra siyahların (bazen de Meksikalıların ve Yahudilerin) alınmadıkları “günbatımı kasabalarıydı.” Amerika bir otomobil ülkesidir ve insanlar “66. Otoyolu”nu severler. Ama otoyoldan herkes aynı zevki alamıyordu. 1939’da 66. Otoyol’un geçtiği 89 kasabanın 44’ünde “günbatımı kasabaları” vardı. Bir yerde yemek veya tuvalet molası vermek istediğinizde ve orası sadece beyazların girebildiği bir yerse ne olacaktı? Kola makinelerinde bile “Sadece Beyaz Müşteriler” yazıyordu. Siyahi sürücülerin yaşadığı zorluğu hayal edin. 1936’da durum öyle kötüydü ki Afrika kökenli Amerikalı Victor Green New York, Harlem’de postacılık yaparken, Green’in Siyahi Şoförler İçin Kitabı’nı yayımlamak gereğini hissetmişti. Kitapta siyahi şoförlerin karanlık bastıktan sonra girmelerine veya tuvalete gitmelerine izin verilen mekânların detaylı tanıtımları vardı (son baskının tarihi 1966’ydı).