Az önce, zamansız bir hatırlatıcı eşliğinde, bir yokluğun gerçekliği tarafından çok feci hırpalandım. Üstüm başım çekiştirildi bir boşluk tarafından. Bir şeyin olmayışı nabzımın ritmini değiştirdi. Bana kendi şiirlerimi, öykülerimi okuttu. Hem varı hem yoku çok hızlı hatırlattı.
Bir süre sürdü böyle. Sonra neyim var neyim yoksa yarının, ihtimallerin merakına tutundum. Bi sigara sardım. "Boşluğun elleri mi var, sırtımdaki kimin izi" diyen şarkıyı unuttum. Kendimi hatırladım. Ana döndüm. Geçti. İyiyim.
Cimriliğin çürük bir meyve gibi zararı, cömertliğin ise şifacı bir tarafı var. İnsan, ihsan etmenin hazzına varınca kin, kıskançlık, kibir gibi şeylerin cimriliğin başka bir formu olduğunu fark ediyor.