"Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni."
Bir âlimin sohbeti, yaralı kalbleri tedavi eder. Fakat bir arifin sohbeti, ölmüş kalbleri diriltir.
gitmemiş, olanı olmamış yerine koyduğu hayalî bir yer oluyor. Yoksa çocukluk o kadar güzel ve anlatıldığı gibi olsa eminim şimdiki zaman da böyle olmazdı. Çocukluk, bütün tuttuğu ellerin, gidip geldiği yolların, tâbi olduklarının peşinde ilk görmenin, belki tek görmenin, ışıkların ve gölgelerin farkına varmadan en çıplak, parlak ve göz alıcı hallerin dönüp durması sonrasında, hep lekeli, paslı ve küflü bulunan bir yermiş.
Günya geniş, büyük derler ama bak, oturacak bir yer bulamazsın, oturursun da hiçbiri senin olmaz, oturduğun yerin adamı, dahası o halin insanı olmazsın. Bak Sadullah Efendi, dünya geniş falan değildir, burası dar, sıkışık bir yerdir.